Ranunculus aquatilis L.’nin Antioksidan Aktivitesinin ve L929 Hücre Hattında Toksisitesinin Değerlendirilmesi


Akgöz R., Eren Böncü T., Şeker Karatoprak G.

MEDECO 2025 Ulusal Tıbbi Cihaz ve Biyouyumluluk Kongresi , Antalya, Turkey, 7 - 09 November 2025, pp.48, (Summary Text)

  • Publication Type: Conference Paper / Summary Text
  • City: Antalya
  • Country: Turkey
  • Page Numbers: pp.48
  • Sivas Cumhuriyet University Affiliated: Yes

Abstract

Ranunculus L., Ranunculaceae familyasının en büyük cinsidir [1]. Ranunculus L. cinsine ait türlerin halk arasında sarılık, ödem, astım, ağrı, gut, romatizma, iltihaplı cilt hastalıkları, kanser ve hipertansiyon gibi çeşitli hastalıkları veya semptomları tedavi etmek için kullanıldığı bilinmektedir. Yüksek genetik çeşitliliğe sahip olmasıyla antioksidan, antienflamatuvar, antimutajenik, antimalaryal, antibakteriyel ve yara iyileştirici aktiviteler gösterdiği belirlenmiştir [2]. Ranunculus aquatilis L.'nin antioksidan aktivitesine ve toksisitesine dair herhangi bir bilimsel kanıt bildirilmemiştir. Bu nedenle, bu çalışmada çiçeklenme öncesi, çiçeklenme ve çiçeklenme sonrası olmak üzere üç farklı büyüme aşamasında toplanan Ranunculus aquatilis L.'nin etanol ekstrelerinin in vitro antioksidan aktivitelerinin ve fare fibroblast hücre hattında toksisitelerinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Ekstrelerin antioksidan aktivitesi DPPH ve ABTS radikal giderici testi kullanılarak değerlendirilmiştir. En aktif bulunan çiçeklenme dönemine ait ekstre 20-200 µg/mL konsantrasyon aralığında radikali %50’den daha fazla giderici aktivite göstermiştir. Ekstrelerin L929 fare fibroblast hücre hatları üzerindeki toksisitesi MTT yöntemi ile 3,96-1000 µg/mL doz aralıklarında çalışılmıştır (Şekil 1). Çiçeklenme dönemine ait ekstrenin 500 µg/mL konsantrasyonda uygulandığı grupta canlılık %81.71 olarak belirlenmiştir. Bulgular, Ranunculus aquatilis L. özütlerinin güçlü antioksidan aktivite sergilediğini ve fare fibroblast hücre hatlarına ise toksik olmadıklarını göstermiştir. Ranunculus aquatilis L.'in ileri çalışmalarla desteklendikten sonra terapötik uygulama potansiyeline sahip formülasyonların geliştirilebilmesi planlanmaktadır.