LİDAR verileri ile SAM üretiminde farklı arazi türlerine göre performans araştırması


Dr. Öğr. Üyesi NURAY BAŞ DOĞAN

Tez Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Teknik Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, Türkiye

Tez Danışmanı: Hilal Gonca Coşkun

Tezin Onay Tarihi: 2016

Tezin Dili: Türkçe

Özet:

Bu doktora tez çalıĢması kapsamında çalıĢma alanı olarak, Türkiye‘nin Doğu Anadolu Bölgesinde yer alan Artvin Ġli, Borçka ve Ardanuç ilçelerindeki ormanlık alanlar seçilmiĢtir. Bu alanlar içerisinde yapay ve doğal oluĢum Ģekli ve farklı coğrafi özellikte (konum, bitki örtüsü, eğim) 4 adet test bölgesi seçilmiĢtir. Seçilen bu test bölgelerinin her biri üzerinde 11 adet örnek alan belirlenmiĢtir. Bu örnek alanlar bina, elektrik direği, yol, araba v.b. gibi yapay oluĢumlar ile Ģev, orman, uçurum v.b gibi doğal oluĢum Ģekillerini içermektedir. Bu tez çalıĢmasına literatür araĢtırması yapılarak baĢlanılmıĢ olup Hava LiDAR (Light Detection and Ranging) teknolojisi ile ilgili Türkiye‘de ve Dünyada filtreleme ve Sayısal Arazi Modeli (SAM) oluĢturulması konusunda yapılan çalıĢmalara yer verilmiĢtir. Uygulama için LiDAR teknolojisi ile elde edilmiĢ nokta bulutu verisi kullanılarak SAM üretmek amacıyla farklı doğal ve yapay oluĢum Ģekli içeren, farklı arazi kategorilerindeki filtreleme sonuçlarına iliĢkin uygulamalar yapılmıĢtır. Filtreleme iĢlemi öncesinde gerçek yeryüzü sınıfına ait olmayan alçak ve yüksek noktaların (hatalı) veriden ayıklanması için bir metodoloji geliĢtirilmiĢtir. Bu noktaların veriden çıkarılması ve yeryüzü sınıflandırılması iĢlemi için Uyumsal Düzensiz Üçgen Ağı (UDÜA) yöntemi kullanılmıĢtır. Parametre değerleri olarak alçak ve yüksek nokta çıkarımı için arama yarıçapı parametresi, yeryüzü sınıflandırması için ise iterasyon açısı parametresi kullanılmıĢtır. Uygulamanın ilk aĢamasında Terra Solid (Soinien, 2015) LiDAR yazılımına ait veri iĢleme araçları ve diğer veriler (ortofoto ve Google Earth) kullanılarak çalıĢma alanının referans veri seti oluĢturulmuĢtur. Ġkinci adımda, ham veri analizi yapılmıĢtır. Bunun için yükseklik Ģeması ve veri dağılım modeli oluĢturularak bir yardımcı model yaratılmıĢtır. Bu yardımcı model vasıtasıyla gerçek yeryüzüne ait yükseklik değerleri içerisinde yer alan hatalı yüksekliklere iliĢkin noktalar ham veriden çıkarılarak iĢlem performansında bir artıĢ sağlanmıĢtır. Üçüncü adımda ise UDÜA yöntemine göre arama yarıçapı parametresi kullanılarak alçak ve yüksek noktaların çıkarımına iliĢkin hata yüzdeleri hesaplanmıĢtır. Hata yüzdelerinin hesaplanmasında iki çeĢit hata türü belirlenmiĢtir. OluĢturulan referans veride, veriye ait nokta olup iĢlem sonucunda veri dıĢı olarak belirlenen noktaların tüm noktalara oranı I.Tip hata olarak adlandırılmıĢtır. Referans veride, veriye ait olmadığı halde iĢlem sonucunda veriye ait gibi gösterilen noktaların tüm noktalara oranı ise II.Tip hata olarak adlandırılmıĢtır. KarĢılaĢtırma iĢlemi referans veriye göre yapılarak iĢlemin performansı hata yüzdelerine bağlı olarak test edilmiĢtir. Yeryüzü sınıflandırılması iĢleminde ise, üçgen tepeleri arasındaki açı ve mesafe kriterleri kullanılmıĢtır. Uygulama her bir test bölgesinde seçilmiĢ bulunan 11 adet örnek alan üzerinde yapılmıĢtır. Filtreleme için uygun açı eĢikleri tanımlanmıĢ, her bir açı değeri için I.Tip ve II.Tip hata yüzdeleri hesaplanmıĢtır. Bu iĢlemde de gerçek xviii yeryüzüne ait olan noktaların yeryüzü harici nokta olarak gösterilmesi hatası I.Tip hata; yeryüzü harici noktaların gerçek yeryüzüne ait nokta gibi gösterilmesi hatası ise II.Tip hata olarak tanımlanmıĢtır. Yeryüzü sınıflandırma iĢleminin ardından sonuçlara iliĢkin SAM oluĢturulmuĢtur. ĠĢlemde LiDAR verisinin yoğun nokta bulutu yapısı özelliğinde olması ve özellikle büyük projelerde hesap zorluğu oluĢturması bir dezavantaj olarak değerlendirildiğinden grid yöntemi tercih edilmiĢtir. Grid yapıya dönüĢümde Ters Mesafe Ağırlıklı (IDW (Invers Distance Weighted)), Ordinary Kriging (OK), Radyal Bazlı Fonksiyon (RBF (Radial Based Fonction)) ve Yerel Polinom (LPI (Local Polinomial Interpolation)) Enterpolasyon yöntemleri kullanılmıĢtır. Bu yöntemlerin her biri çalıĢmanın baĢında seçilen farklı özellikteki arazi gruplarında test edilmiĢtir. Her bir yöntemin baĢarısı enterpolasyon iĢleminden önceki LiDAR noktalarının yükseklik değerleri ile enterpolasyon iĢleminden sonraki LiDAR noktalarının yükseklik değerleri arasındaki farklardan hesaplanan Karesel Ortalama Hata (KOH) değerleri kullanılarak test edilmiĢtir. ÇalıĢmada ayrıca çalıĢma alanındaki değiĢik arazi sınıflarında (açık alan, çalılık, yerleĢim v.b) yapılan Gerçek Zamanlı Kinematik (RTK), Küresel Konumlama Sistemi (GPS) ölçümleri ile elde edilen Yer Kontrol Noktaları (YKN) kullanılarak LiDAR noktalarının düĢey doğruluğu tespit edilmiĢtir. ÇalıĢmanın geneli değerlendirildiğinde; binlerce nokta bulutundan oluĢan LiDAR verisinden hatalı noktaların ayıklanması iĢleminde parametre seçimi iĢlem sonucunu büyük oranda etkilemiĢ fakat doğru sonuç için, yalnızca filtreleme yöntemi yeterli olmamıĢtır. Bunun yanında kullanıcının yapacağı manuel editleme iĢlemine de ihtiyaç bulunmaktadır. Bunun için manuel editlemeyi azaltacak ilave yöntemlerin geliĢtirilmesi gereklidir. Benzer olarak gerçek yeryüzü sınıfını oluĢturmak için yapılan filtreleme iĢleminde de, parametre değerlerine göre iĢlem sonucu değiĢmiĢ ve farklı arazi kategorilerinde farklı sonuçlar elde edilmiĢtir. Ayrıca; SAM üretmek için grid yapıya dönüĢtürülen ve enterpolasyon iĢlemi uygulanan sınıflanmıĢ veri için farklı arazi kategorilerinde farklı KOH sonuçları elde edilmiĢtir. Aynı zamanda LiDAR noktalarının düĢey doğruluğu da, arazi kategorilerindeki farklılıklar bakımından, enterpolasyon iĢlemlerinden elde edilen KOH sonuçları ile paralellik göstermiĢtir. Bu test iĢleminde de açık alanlardaki düĢey doğruluk arazi örtüsünün yoğun olduğu yerlere göre daha prezisyonlu elde edilmiştir. Uygulanan enterpolasyon yöntemleri ise sonuçlar üzerinde kurallı bir farklılık meydana getirmemiĢtir. Sonuç olarak; LiDAR verilerinin global ölçekte ve bu çalıĢmada seçilen test alanında olduğu gibi ulaĢılması zor alanlarda koordinat bilgisini elde etmedeki kolaylığı nedeniyle gerçek yeryüzünü oluĢturmak için bir seçenek olabileceği değerlendirilmektedir. Fakat sınıflandırma iĢleminde kullanılan parametre değerleri farklı arazi kategorilerinde farklı sonuçlar verdiğinden, çıplak alan, yoğun bitki örtüsüne sahip alan, seyrek orman, eğimli arazi gibi doğal oluĢumlar ile araba, yol, elektrik direği v.b yapay oluĢumlar olarak gruplandırma yapılarak farklı arazi yapılarında farklı parametre değerleri seçilmelidir. Alçak ve yüksek nokta çıkarımında parametreler yoluyla yapılan filtreleme iĢleminin tek baĢına yeterli olmaması nedeniyle ham veri üzerinden yükseklik Ģeması ve veri dağılım modeli oluĢturularak gerçek yükseklik değerlerine göre oldukça bariz yüksekte ve alçakta bulunan noktalar çıkarıldıktan sonra filtreleme yöntemi uygulanmalıdır.