FARKLI DEĞİRMENLERDE ÖĞÜTÜLMÜŞ BARİT CEVHERLERİNİN ZENGİNLEŞTİRİLMESİ VE MORFOLOJİK ÖZELLİKLERİNİN FLOTASYONA ETKİSİNİN ARAŞTIRILMASI


Dr. Öğr. Üyesi GÜLER BAYAR

Tez Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sivas Cumhuriyet Üniversitesi, Mühendislik Fakültesi, Maden Mühendisliği, Türkiye

Tez Danışmanı: Meftuni Yekeler

Tezin Onay Tarihi: 2022

Tezin Dili: Türkçe

Özet:

Petro-kimya, cam, boya ve dolgu endüstrilerinde yaygın kullanılan endüstriyel hammaddelerden barit, çeşitli metotlarla zenginleştirilmektedir. Öğütme sonucunda üretilen tanelerin şekil ve morfolojik özellikleri flotasyonda önemli rol oynamaktadır. Bu tezin amacı; farklı tenördeki barit cevherlerinin konvensiyonel değirmenlerde öğütülmesi sonrasında, sarsıntılı masa, manyetik ayırma ve flotasyon ile zenginleştirilmesi ve değirmen ürünü tanelerin şekil ve morfolojik özelliklerinin flotasyonla zenginleştirmeye olan etkilerinin dinamik görüntü analizi yöntemi ve taramalı elektron mikroskobu ile incelenmesidir.

Bu kapsamda ilk olarak, farklı tenörlere sahip barit cevherlerinin, bilyalı ve çubuklu değirmenlerde öğütmeleri yapılmıştır. Öğütme çalışmalarında barit cevherleri için uygun olan değirmen tipi ve öğütme süreleri belirlenmiştir. Gravite zenginleştirme yöntemi olan sarsıntılı masada barit cevherlerinin zenginleştirilmesi çalışmaları yapılmış ve tenör değerleri, % 70,57 BaSO4’tan % 90,26 BaSO4’a yükseltilmiştir. Barit cevherinde bulunan demir oksit vb. gang mineralinin uzaklaştırılması ve barit cevherlerinin tenör değerlerinin yükseltilmesi amacıyla manyetik ayırıcıda zenginleştirmeyle tenör değerleri % 89,79 BaSO4’tan % 93,70 BaSO4’a yükseltilmiştir. Ayrıca, flotasyon ile zenginleştirme işlemleri kapsamında, reaktif dozajları, flotasyon kinetiği ve tane boyutunun etkisi araştırılmıştır. Barit flotasyonunda en uygun tane boyutunun -212+38 µm, ortam pH’nın 10, reaktif dozajlarının ise; bastırıcı için 500 g/t, toplayıcı için 200 g/t ve köpürtücü için 150 g/t olduğu belirlenmiştir. Bununla birlikte farklı değirmen ürünlerinin flotasyondaki davranışları ve bunların şekil ve morfolojisine bağlı olarak hidrofobik/hidrofilik özellikleri araştırılmıştır. Bilyalı değirmen ürünleri ile yapılan flotasyon testlerinde tenör değerleri; düşük tenörlü barit (YBD adlı) numunesinde % 59,58 BaSO4’tan % 83,31 BaSO4’a, yüksek tenörlü barit (YBİ adlı) numunesinde % 87,71 BaSO4’tan % 92 BaSO4’a yükseltilmiştir. En yüksek tenör değerleri bilyalı değirmen ürünleriyle elde edilmiştir.

Barit minerallerinin, kritik ıslanma yüzey gerilimi değerleri (ɣc), Zisman temas açısı ölçümü yöntemiyle belirlenmiştir. Bu değerler, bilyalı değirmende öğütülmüş YBD ve YBİ numunelerinin ɣc değerleri sırasıyla 32 mN/m ve 31 mN/m iken, çubuklu değirmende öğütülmüş aynı numunelerin ɣc değerleri sırasıyla 32,5 mN/m ve 31,9 mN/m bulunmuştur.  Flotasyon ile zenginleştirilen numunelerin tane şekil ve morfoloji incelemeleri dinamik görüntü analizi yöntemi ve taramalı elektron mikroskobuyla yapılmıştır. Bu kapsamda tenör ve verim sonuçları ve tanelerin Dairesellik (C) ve Sınırlayıcı Dikdörtgen En-Boy Oranı (BRAR) değerleriyle anlamlı ilişkileri bulunmuştur. Çubuklu değirmen ürünü her iki barit numuneleri (düşük ve yüksek tenörlü) için BRAR değeri, bilyalı değirmen ürünlerine göre yüksek iken, C değerleri daha düşüktür. Islanma parametresi olan   ɣc değerleri çubuklu değirmen ürünlerinde bilyalı değirmen ürünlerine göre daha yüksek bulunmuştur. Bu nedenle, çubuklu değirmen ürünleri bilyalı değirmenlere göre daha hidrofilik davranış göstermiş olup, beklendiği üzere flotasyon konsantrelerinin tenör değerlerinin düşük olmasına yol açmıştır.

Taramalı elektron mikroskobu (SEM) ile yapılan çalışmalarda, bilyalı değirmenlerin çubuklu değirmenlere göre daha dairesel şekiller ürettiği görülmüştür. SEM’da bulunan tenör değerleri, hem akredite laboratuvarda hem de bu çalışmada kullanılan piknometre ile yapılan deneysel ve hesapla yaklaşımda bulunan tenör değerlerine yakın sonuçlar vermiştir.