Nörogelişimsel bozukluk tanısı alan çocukların annelerinde içselleştirilmiş damgalamanın psikolojik sonuçları: Bir model testi
Tez Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ege Üniversitesi, Sosyal Bilimler, Türkiye
Tez Danışmanı: Günay Serap Tekinsav Sütcü
Tezin Onay Tarihi: 2024
Tezin Dili: Türkçe
Desteklendiği Program: Öğretim Üyesi Yetiştirme Programı (ÖYP)
Özet:
Bir çocuğun Nörogelişimsel Bozukluk tanısı alması pekçok açıdan yararlı olmakla birlikte, çeşitli zorlukları da beraberinde getirmektedir. Damgalama da bu zorluklar arasında ilk akla gelenlerden biridir. Günümüzde, tanı alan kişinin kendisinin olduğu kadar yakınlarının da damgalamaya maruz kaldıkları bilinmektedir. Dahası, damgalama yalnızca toplum tarafından uygulanmamakta, kişinin kendisi de damgalamayı içselleştirebilmektedir. Tanı alan çocukların ebeveynlerinin içselleştirilmiş damgalama düzeyleri hem çocuklarının iyilik hali ve tedavilerinin sürdürülmesinde hem de ebeveynlerin iyilik hali için önemli bir risk faktörüdür. Alan yazında ebeveynlerde içselleştirilmiş damgalamanın olası psikolojik sonuçları ve bu sonuçlarla ilişkili olabilecek etkenler konusunda az sayıda çalışma vardır. Tüm bu bilgilerden hareketle, bu tez çalışmasının amacı, Nörogelişimsel Bozukluk tanısı alan çocukların annelerde içselleştirilmiş damgalamanın depresyon ve öznel iyi oluş ile olan ilişkisinde etkisi olabilecek faktörlerin incelenmesidir. Araştırmanın amacı doğrultusunda iki ayrı çalışma yürütülmüştür. Nitel araştırma yönteminin kullanıldığı ilk çalışmada çocuğu Nörogelişimsel Bozukluk tanısı almış 9 anneyle odak grup görüşmesi gerçekleştirilmiş; damgalamayla ilişkili olabileceği düşünülen faktörlerin varlığı ve ifade edilme sıklığı incelenmiştir. Çalışmanın sonuçlarına göre sosyal destek, baba katılımı, diğer yakınların çocuk bakımına katılımı, bilişsel esneklik ve bilişsel duygu düzenleme becerileri annelerin damgalamayla baş etmelerini kolaylaştıran ve zorlaştıran faktörler olarak ön plana çıkmıştır. İkinci çalışmada birinci çalışma sonucunda ulaşılan değişkenler arasındaki ilişkileri daha büyük örneklemde ve nicel araştıma yöntemiyle araştırmak amaçlanmıştır. Çalışmanın örneklemini Otizm Spektrum Bozukluğu (OSB), Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivive, Zihinsel Yetersizlik ve Özel Öğrenme Güçlüğü tanılarından en az birini alan 324 çocuğun annesi oluşturmuşlardır. Veri toplamak amacıyla Demografik Bilgi Formu, Ebeveynlerin Ruhsal Hastalıklarda İçselleştirilmiş Damgalanma Ölçeği, Beck Depresyon Envanteri, Öznel İyi Oluş Ölçeği, Bilişsel Duygu Düzenleme Ölçeği, Bilişsel Esneklik Envanteri, Çocuk Bakımında Baba Katılımı Anketi-Anne Formu, Çocuk Bakımında Diğerlerinin Katılımı Anketi ve Çok Boyutlu Algılanan Sosyal Destek Ölçeği kullanılmıştır. Araştırma sonuçları, annelerde içselleştirilmiş damgalamanın çocukların tanı gruplarına göre farklılaştığını; OSB tanılı çocukların annelerinin diğer tüm tanı gruplarından daha fazla içselleşitirilmiş damgalama deneyimlediklerini ortaya koymuştur. Çalışmada içselleştirilmiş damgalama ile annelerin depresyon ve öznel iyi oluş düzeyleri arasındaki ilişkide bilişsel (bilişsel esneklik, bilişsel duygu düzenleme) ve çevresel (sosyal destek ve baba katılımı) faktörlerin rolünü test eden bir model önerilmiştir. Teorik model test edilirken tanılar arasındaki farklılılaşmadan ve alan yazından hareketle, OSB tanısı ve diğer Nörogelişimsel Bozukluk tanısı alan çocukların anneleri için çoklu gruplu yapısal eşitlik modeli analizi yürütülmüştür. Analiz sonuçları her iki grupta da aynı sonuçların geçerli olduğunu ortaya koymuştur. Buna göre annelerde içselleştirilmiş damgalama ile depresyon arasındaki ilişkiye bilişsel faktörler aracılık etmektedir. Çevresel faktörlerin aracılık etkisi ise anlamsızdır. Dahası, içselleştirilmiş damgalama ile öznel iyi oluş arasındaki ilişkide ise bilişsel ve çevresel faktörlerin aracılık etkisi bulunmaktadır. Analiz sonuçları Nörogelişimsel Bozukluk tanını alan çocukların annelerinin içselleştirilmiş damgalama sonrasında depresyon belirtilerinin azaltılması ve öznel iyi oluşlarının artırılması için bilişsel esneklik, bilişsel duygu düzenleme, sosyal destek ve baba katılımının önemini ortaya koymaktadır.