Albert Camus Felsefesinde Saçma ve Başkaldırı Kavramları Çerçevesinde Hümanite Anlayışı
Tez Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sivas Cumhuriyet Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Felsefe, Türkiye
Tez Danışmanı: Metin Coşar
Tezin Onay Tarihi: 2003
Tezin Dili: Türkçe
Özet:
Felsefi düşüncelerini saçma ve başkaldırı kavramları çerçevesinde oluşturan Camus'ye göre, en baştan çözümlenmesi ve çözülmesi gereken sorun; yaşamın, yaşanmaya değip değmeyeceğine ilişkin bir yargıya varmaktır. Bu bakış içerisinde, yaşamın anlamının yeniden kurulabilmesi için bir başlangıç noktasına gereksinim vardır ve bu doğrultuda insan-dünya ilişkisinin yeniden gözden geçirilmesi gerekir. Bu bağlamda insan, yaşamına yönelik anlam arayışında, yargısı için açıklık talebiyle dünyaya yöneldiğinde, tüm çabalarına karşı kayıtsız bir dünya bulmaktadır. Camus'ye göre bu durum (insan ile dünya arasındaki ilişki) saçmayı oluşturmaktadır ve insan dünya içerisindeki konumunun bu tutarsızlığını eylemine dayanak yaparak yaşamının anlamım kurmalıdır. Camus'nün saçmaya sonuna kadar bağlı kalmaktaki amacı; insan-dünya karşıtlığını sürekli yaşatmaktır. Bunu göstermek için de saçma kavramını, saçmadan kaçış yolları olarak belirlediği intihar ve umut kavramları ile birlikte işler. Camus'ye göre, eğer saçmadan kalkarak olumlu bir davranış kuralı benimsenmek isteniyorsa, saçmaya sonuna kadar direnmek ve buradan çıkacak sonucu bir eylem kuralı olarak benimsemek gerekir. Camus'nün saçmaya direnme aşamasında en temel dayanağı ölüm bilincidir. Ölüm bilinci saçma düşünceye insanın bütün eylemlerinde temel alması ve sonuna kadar sürdürmesi gereken gerçekliğini verir. Böylece, saçma bütünüyle benimsendiğinde intihar ve umut düşüncelerinden uzaklaşılır. Camus saçmaya karşı direnme ediminden üç sonuç çıkarır: başkaldırı, özgürlük ve yaşama tutkusu. Bu bağlamda saçma kavramı her şeyden önce, hatta yaşamının anlamından bile, insanın yaşama bağlı kalmasına olanak tanıyan bir kural olur. Ancak insan yaşamının anlamını saçmaya direnmenin sonunda ortaya çıkan başkaldırı davranışının ortaya çıkaracağı değerlerle kuracaktır. Başkaldırı davranışının çağıracağı değerler ile saçma aşılacaktır. Saçmaya direnme edimi başkaldırı davranışının olumlu özünü verir. Bu bağlamda saçmanın sunduğu insan-dünya karşıtlığı başkaldırı davranışında hayır- evet karşıtlığına dönüşür. Başkaldıran insan "hayır" derken bir.sınırın varlığınıkesinler. Aynı zamanda başkaldıran insan bu sınır içerisinde bir değere tutunarak "evet" der. Başkaldırı davranışının getireceği değerler görece farklı olsa da, temel değer insan değeridir. Böylece başkaldırı davranışı insanı, insanlığın bir parçası konumuna getirir ve insanlar arasında bir dayanışma sağlar. Camus başkaldırı kavramını metafizik ve tarihsel başkaldırı olarak ikiye ayırır. Metafizik başkaldırı, insanın dünyadaki saçma konumunun kaynağı olarak gördüğü Tanrı'nın karşısına dikilmesidir. Camus'ye göre metafizik başkaldırısında Tanrı'sını içinde öldüren insan, tarihe yöneldi ve başkaldırısının olumlu özünü unutarak nihilizme saplandı. Bu bağlamda çalışmamızın ana argümanı şöyledir: Camus felsefesinde saçmanın sonunda ortaya çıkan başkaldırı, ancak hümaniteye hizmet ettiği ölçüde nihilizmi aşar ve bütün insanlık için değer oluşturur. Çalışmamızın birinci bölümünde saçma ve başkaldırı kavramlarını hümanite kavramıyla birlikte, Camus'nün hümanite anlayışını ortaya çıkarma yönünde işledik. Çalışmamızın ikinci bölümünde ise sanatçı-filozof olarak Camus'nün eserlerinde vurguladığı hümanite çekirdeklerini bulup çıkarmaya çalıştık.