Plevral Efüzyonlu Hastalarda Plevral Sıvı ve Kan Laktat Düzeylerinin Tanısal Korelasyonunun Araştırılması


Dr. Öğr. Üyesi MAHMUT ÖZBEY

Tez Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sivas Cumhuriyet Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Cerrahi Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye

Tez Danışmanı: İbrahim Can Kürkçüoğlu

Tezin Onay Tarihi: 2018

Tezin Dili: Türkçe

Desteklendiği Program: Bu tezi destekleyen bir program bulunmamaktadır

Özet:

Plevral Efüzyonlu Hastalarda Plevral Sıvı ve Kan Laktat Düzeylerinin Tanısal Korelasyonunun Araştırılması Dr. Mahmut ÖZBEY Göğüs Cerrahi Anabilim Dalı Uzmanlık Tezi Amaç: Çalışmada kan gazı analizatörü kullanılarak plevral efüzyonlu hastaların plevral efüzyon laktat değeri ile venöz kandaki laktat değeri karşılaştırılarak ayırıcı tanıdaki rolü ve tedaviyi yönlendirmedeki kullanılabilirliğinin araştırılması amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: 1 Ocak 2016 ile 30 Eylül 2017 tarihleri arasında Harran Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde yatarak tedavi gören plevral efüzyonlu 110 hasta prospektif olarak incelendi. Çalışmaya drenaj endikasyonu konulan, torasentez için herhangi bir kontrendikasyonu bulunmayan plevral efüzyonlu hastalar alındı. Hastaların plevral sıvı ve venöz kan örneklerinde rutinde bakılabilen, pH ve laktat düzeyleri ölçüldü. Sıvıların transüda eksüda ayrımında Light kriterleri kullanıldı. Eksüda vasfında plevral efüzyonu olan hastalar tanılarına göre parapnömonik efüzyon (tipik parapnömonik efüzyon ve komplike parapnömonik efüzyon), malign plevral efüzyon ve tüberküloz plörezi olarak sınıflandırılarak istatistiksel analizleri yapıldı. Bulgular: Tüm hastaların plevral sıvı laktat (PSL) düzeyi ile venöz kan laktat (KL) düzeyi arasında korelasyon saptanmadı. Transüda ve eksüda vasfındaki efüzyonların PSL ortalamaları arasındaki fark eksüdalarda yüksek olması nedeniyle istatistiksel olarak anlamlıyken (p<0,001); benign plevral efüzyon ve malign plevral efüzyonda fark yoktu (p=0,126). PSL düzeyi hem transüda ve eksüda hem de tipik parapnömonik efüzyon ve komplike parapnömonik efüzyon ayrımında anlamlı kesim noktası olduğu görüldü. Ayrıca tüp torakostomi uygulanan grupta PSL düzeyi anlamlı olarak yüksek bulundu (p<0,001). Sonuç: Plevral efüzyonlu hastalarda PSL ile KL arasında tanısal anlamda korelasyon bulunmamaktadır. PSL ≥ 2,85 mmol/L olduğunda sensitivite % 95,0 ve spesifite % 75,0’dır. Basit PPE ve komplike PPE ayrımında PSL ≥ 5,45 mmol/L olduğunda sensitivite % 80,0 ve spesifite % IX 84,2’dir. PSL ≥ 4,05 mmol/L veya PSL/KL ≥ 3,77 olması durumunda tüp torakostomi uygulanmasını tavsiye ediyoruz. Anahtar Kelimeler: Plevral efüzyon, plevra, laktat, göğüs cerrahisi işlemi, torakostomi