Tez Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sivas Cumhuriyet Üniversitesi, Türkiye
Tez Danışmanı: Dr. Öğr. Üyesi Rukiye Gögen
Tezin Onay Tarihi: 2024
Tezin Dili: Türkçe
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:
Türkler
tarih sahnesine çıktığından bu güne, göçebelikten yerleşik hayata, beylikten
imparatorluğa uzanan yolda eğitimci bir toplum olmayı başarmışlardır. Göktürk
Anıtları, Türklerin kendi alfabesini oluşturacak kadar eğitimci bir millet
olduğunu göstermektedir. Göktürk Anıtları incelendiğinde toplumun her bir
ferdine nasihat edildiği görülmektedir. Bu durum Türk toplumlarında toplumsal
okur yazarlığın ve eğitimin bir nişanesi olarak kabul edilmektedir.
Türkler
kadın, erkek, ayrımı olmaksızın eğitimi
tüm topluma yaymıştır. Temel eğitim topluma yayılırken, özel eğitim ise özel
yetenekli bireylere uygulanmıştır. Asgari ölçüde ok atmak, kılıç kullanmak ve
at binmek toplumun tüm bireylerine öğretilirken; yetenekli bireylere daha zor
ve spesifik savaş sanatları öğretilmiştir. Yerleşik hayatla birlikte inşa
edilen eğitim kurumlarında gönüllülük asasının yanında özel yetenekli bireyler
ayrıca önemsenmiştir. Özel yetenekli bireylerin seçilmesi ve eğitilmesi
günümüzde Türkiye’de BİLSEM tarafından sürdürülürken Osmanlı Devletinde
Enderun’da sürdürülmüştür. Türkler her çağda, çağın gereklerine uygun eğitim
kurumları inşa etmekle kalmamış bir taraftan da özel yeteneklileri
diğerlerinden ayırarak özel eğitimlere tabi tutmuştur. Bu araştırmada Türklerin
eğitimci yanı ele alınmış BİLSEM ve Enderun Eğitim kurumlarının özel yetenekli
bireyleri seçme süreçleri ve eğitim süreçleri incelenmiştir. Özel yeteneklilerin
belirlenmesine dair günümüzde kullanılan test ve envanterlerin henüz
keşfedilmediği çağlarda Enderun’a özel yetenekli bireyler seçilmiş ve özel
eğitime tabi tutulmuştur. Türk Pedagoji tarihinde BİLSEM ve Enderun
örnekleminde özel yetenek bireylerin hangi yöntemlerle seçildiği, nasıl
eğitildiği araştırılarak bu çalışmada değinilmiştir.