Tez Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Erciyes Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Türk Dili ve Edebiyatı, Türkiye
Tez Danışmanı: Nevzat Özkan
Tezin Onay Tarihi: 2019
Tezin Dili: Türkçe
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:
Balkan coğrafyası, tarihsel süreçte çok farklı dinlere, etnik kimliklere ev sahipliği yapmıştır ve günümüzde de bu özelliğini devam ettirmektedir. Osmanlı Türklerinin 14. yüzyıldan itibaren Balkanlar’a yerleşmesiyle bu coğrafyada dil ve kültür etkileşimleri hızlanmış; genelde Balkan dillerine özelde de Güney Slav dillerine yavaş yavaş Türk dili ve kültürüne ait unsurlar geçmiştir. Sonraki yüzyıllarda Osmanlı İmparatorluğu’nun üst kültür özelliği taşıması ve Balkan coğrafyasında yaşayan halkın yaşamına müdahale etmemesi, bu sürecin Türkçe lehine olmasını hızlandırmıştır. Adriyatik Denizi’nin kıyısında bulunan Karadağ, önce Latin ve Slav kültürünün etkisi altında şekillenmiş, daha sonra Hıristiyanlık ve İslâmlık unsurlarının bir arada yaşadığı bir coğrafya hâline gelmiştir. Çalışmanın amacı, Türk dili ve kültürünün Balkanlar’daki etkisinden hareketle Karadağ dilinde yaşayan Türkçe unsurların tarihsel süreç içindeki ses, yapı, anlam özelliklerini incelemek ve Türkizmlerin Karadağ dilindeki işlekliğini ortaya koymaktır. Çalışmanın birinci bölümünde Türkçe-Balkan Dilleri, Türkçe-Güney Slav Dilleri, Türkçe-Karadağ Dili İlişkileri, Karadağ Adı, Karadağ’ın Tarihi, Karadağ’ın Yapısı ve Özellikleri, Karadağ Dilinin Tarihsel Gelişimi ve Özellikleri, Karadağ Dilindeki Türkçe Unsurların Sınıflandırılması, Türkçe ve Karadağ Dilinde Ortak Kullanılan Batı Kökenli Sözcükler bölümleri yer almaktadır. İkinci bölümde ise Karadağ’daki saha araştırmaları ve literatür taramaları sonucunda Karadağ dilinde bulunan Türkçe unsurların tespitine dayalı Ses Bilgisi ve Şekil Bilgisi başlıklı gramer çalışması bulunmaktadır. Ayrıca Karadağ dilindeki Türkçe unsurlar, kazandığı farklı anlamlar da belirtilerek çalışmanın Sözlük bölmünde yer almaktadır. Sonuç olarak Karadağ Dilinde Türkçe Unsurlar adlı çalışma, Türkçenin Adriyatik kıyılarında da varlığını sürdürdüğünü göstermesi açısından önem taşımaktadır.