ÖZET
İnsanoğlu varolduğundan bu yana gerek doğal afetlere gerekse teknolojinin gelişmesiyle ortaya çıkması muhtemel risklere karşı önceden önlem alma ihtiyacı duymuş ve bu riskleri güvence altına almak istemiştir. Sigorta kavramının temelinde, risklerle dolu bir dünyada yaşayan insanların nasıl gerçekleşeceği ve ne zaman ortaya çıkacağı bilinmeyen risklerin yol açacağı zararların giderilmesi amacıyla riskin oluşmasından önce bazı tedbirler alma gereği yatmaktadır.
Sigorta şirketleri bir yandan ortaya çıkması muhtemel risklerin mali sonuçlarını bir topluluk arasında dağıtarak sigortalılar veya sigorta ettirenlere riske karşı koruma sağlamakta, diğer yandan hayat dışı sigortalarla kısa ve orta, hayat sigortaları ile uzun vadeli fon yaratarak yatırımların finansmanı için önemli bir potansiyel oluşturmaktadırlar.
Bu çalışmada, sigorta sektörü, fon yaratma kapasitesi, sektörün sermaye piyasasına etkisi ve ülkemizdeki durum ele alınmaktadır. Gelişmiş ülkelerde uzun vadeli fon yaratma kapasitesine sahip olan hayat sigortalarında yaratılan fonların, kısa ve orta vadeli fon yaratma kapasitesine sahip hayat dışı sigortalara nazaran daha fazla olduğu görülmektedir. Bu nedenle, gelişmiş ülkelerde sigorta sektörü sermaye piyasalarının vazgeçilmez unsurları arasında yer almaktadır.
Türk sigorta sektörünün fon yaratma kapasitesinin, gerek ülkemizde fon yaratan diğer finansal kurumlarla gerekse gelişmiş ülkelerle kıyaslandığında düşük olduğu görülmektedir. Gelişmiş ülkelerin aksine ülkemizde, sermaye piyasasına aktarılabilecek uzun vadeli fon yaratma kapasitesinin bir göstergesi olan hayat sigortalarında yaratılan fonların, hayat dışı sigortalara nazaran daha az olması nedeniyle ülkemizde sigorta sektörü ülkemiz sermaye piyasasında etkin bir role sahip değildir.