Tez Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sivas Cumhuriyet Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Türkiye
Tez Danışmanı: Ali Taşkın
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: Türkçe
Özet:
Bu çalışmada Alasdair MacIntyre ve Alain Badiou gibi iki çağdaş filozofun
ahlâkî yozlaşmalara ve krizlere getirdikleri eleştiriler ve önerdikleri çözümler
temelinde güncel tespitler yapılarak özgün bir bakış açısı ortaya konmaktadır.
MacIntyre, ahlâkî krizlere karşı, tarihselci bir rasyonaliteden hareketle erdem
ahlâkını savunmaktadır. Ona göre erdemden yoksun bir yaşam, mekaniklik, öznellik,
hazcılık üzerinden bedensel olarak dışsallığın içsellik üzerinde hâkimiyet kurması
problemini açığa çıkarır. MacIntyre’ın da işaret ettiği, bir tür ahlâkî kriz olarak
nitelendirilebilecek bu durumda, eylemin değeri üzerinden oluşan karakterli bir duruş
ve erdemli bir tavır geliştirmenin anlamı azalırken, belirlilik, mekaniklik ve
hesaplanabilirlik gibi ifadelerin pratiğe dönüştüğü yaşam alanı genişlemektedir.
Bununla birlikte, iyi, sevgi, tarihsel öykü, gelenek, erdem, arzu gibi kavramlar ahlâkî
tavırlardan bağımsız olarak haz formüllerine indirgenerek somutlaştırılmaktadırlar.
MacIntyre’a göre, bu esaret durumunda, mücadeleci tavırlardan ya da rahatsız edici
önerilerden hareketle, ahlâkî dilin nasıl ortadan kaldırıldığını anlamak için tarihsel
bir iz sürme arayışı ortaya çıkarılmalıdır.
Badiou ise bunalım, esaret ve krizlere karşı hakikatler etiğini savunmaktadır.
Badiou’ya göre, hakikatler etiğinin temelinde, dünyanın sefaletine dayalı
ideolojilerin, neoliberalizmin aracı hâline gelmiş etiğin yerinden edilmesi ve
hakikatin yeniden icat edilmesi gerekmektedir. Bu etiğin temelindeki mücadeleden
uzaklaşan öznenin varoluş tarzı kaybolduğu, derinliği, yaratıcılığı da olmadığı için
özgün taraf ortadan kalkmış, farklılık yerine aynılık her şeyi kuşatmıştır. Başkası
tarafından sömürülme tehlikesi, yerini kendi kendini sömürme olan özgürlük
parodisine bırakmıştır. Bir başka deyişle, her şeyin mümkün olduğu, buharlaşan
değerlerin yerini şeffaflığın aldığı postmodern durumlar egemenliğini ilan etmiştir.
Bununla birlikte, bu yozlaşmış hayat içerisinde, etiğin, teorik olana, tanımlara,
ideolojilere, bedensel kötülük görmeme durumlarına indirgenmesi, yarar üzerinden
anlamlı hâle getirilmeye çalışılması yaygınlık kazanmıştır. Badiou’ya göre etiğin bu
yozlaşmış durumunun dışında yeni bir gerçek yaşam alanı kurmak insanlığa musallat
olmuş olumluluk yerine direnişin ortaya çıkarılması gerekir.
vi
İki filozofun perspektifinden de yararlanılarak, sözü edilen yozlaşmış yaşama
karşı, MacIntyre’ın erdem ahlâkı ve Badiou’nun hakikatler etiği üzerinden arayışlara
girişmek yeni bir yol ortaya çıkarabilir. Bu çalışmada, çağımızda yaygın olan etiğin,
arkasında saklandığı ideolojilerin dışında, olması gereken doğal ve evrensel
kökenlerine işaret ederken, tanımlayıcı, yorumlayıcı anlayışların istatistikçi bakış
açılarına eleştiriler yöneltilmektedir.
Anahtar Kelimeler: MacIntyre, Badiou, Moralite, Etik Yozlaşma, Mücadele,
Erdem.