Çekte Müracaat Hakkının Kaybı Halinde Alacaklının Hukuki Korunması
Bahçeşehir Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, cilt.0, sa.232, ss.167-223, 2026 (TRDizin)
- Yayın Türü: Makale / Tam Makale
- Cilt numarası: 0 Sayı: 232
- Basım Tarihi: 2026
- Dergi Adı: Bahçeşehir Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi
- Derginin Tarandığı İndeksler: TR DİZİN (ULAKBİM)
- Sayfa Sayıları: ss.167-223
- Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Adresli: Evet
Özet
Çekte hâmilin, düzenleyene ve diğer müracaat borçlularına karşı müracaat hakkını kullanabilmesi, hakkı koruyucu işlemlerin belirli ve kısa süreler içinde yapılmış olmasına bağlıdır. Çekin ibrazı ve ödenmeme durumunun tespitine ilişkin işlemlerin yapılmaması müracaat hakkının kaybına yol açar. Müracaat hakkının kaybı, çek hukukunda alacaklının korunmasının sınırlarını gösteren önemli bir durumdur ve bu kayıpla alacaklı, kambiyo hukukunun kendisine sağladığı soyut ve sıkı şartlara tabi haklardan yararlanamaz hâle gelir; bu durumda temel borç ilişkisine veya diğer hukuki sebeplere dayalı talepler üzerinden korunma aramak durumunda kalır. Bu nedenle müracaat hakkının kaybı, yalnızca bir süre veya şekil meselesi değil; alacaklının hangi hukuki zeminde ve hangi ölçüde korunacağına ilişkin daha geniş bir sistem sorunu olarak ele alınmalıdır. Kambiyo hukukuna ilişkin sıkı şekil kuralların yumuşatılarak hamilin zararına gerçekleşen maddi hukuka aykırı neticelerin ortadan kaldırılması amacıyla TTK’ da çeşitli düzenlemelere yer verilmiştir. Bu düzenlemelerle bir taraftan kanuni ve iradi yolla devrine diğer taraftan sebepsiz zenginleşme davasına ilişkin hükümlere yer verilmiştir. Zira müracaat hakkının kaybı, alacaklının alacağını bütünüyle sona erdiren bir durum olmayıp; alacaklının kambiyo hukukuna özgü taleplere değil, genel hükümlere dayalı taleplere yönelmesine neden olmaktadır. Bu bakımdan müracaat hakkının kaybı, alacaklının korunmasının tamamen ortadan kalkması değil korunmanın niteliğinin, kapsamının ve etkinliğinin değişmesi sonucunu doğurmaktadır.
The exercise of the right of recourse by the holder of a cheque against the drawer and other recourse debtors depends on the timely performance of legally prescribed protective acts. Failure to present the cheque for payment or to establish non-payment within the required time limits results in the loss of the right of recourse. The loss of the right of recourse constitutes a key issue in cheque law, as it defines the limits of creditor protection. Once this right is lost, the creditor can no longer rely on the abstract and strictly formal remedies provided by negotiable instruments law. Instead, the creditor must seek protection on the basis of the underlying contractual relationship or other legal grounds governed by general private law. Therefore, the loss of the right of recourse should not be regarded merely as a procedural matter, but rather as a broader systemic problem concerning the legal basis, scope, and effectiveness of creditor protection. In order to prevent unjust outcomes arising from the strict formalism of negotiable instruments law, the TCC introduces alternative mechanisms of protection. These mechanisms include the statutory and voluntary transfer of funds, as well as claims based on unjust enrichment. The loss of the right of recourse does not extinguish the creditor’s claim entirely; instead, it redirects the creditor from negotiable instruments–specific remedies to claims grounded in general legal principles.