Mehmed Vehbi Efendi’nin Hülâsatü’l-Beyân fî Tefsîri’l-Kur’ân’da Hadisleri Kullanma Yöntemi ve Yorumlama Biçimi
Tokat ilmiyat dergisi, cilt.14, sa.1, ss.1-18, 2026 (TRDizin)
- Yayın Türü: Makale / Tam Makale
- Cilt numarası: 14 Sayı: 1
- Basım Tarihi: 2026
- Doi Numarası: 10.51450/ilmiyat.1864512
- Dergi Adı: Tokat ilmiyat dergisi
- Derginin Tarandığı İndeksler: TR DİZİN (ULAKBİM)
- Sayfa Sayıları: ss.1-18
- Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
- Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Adresli: Evet
Özet
Mehmed Vehbi Efendi (öl. 1949) tarafından Osmanlı Türkçesiyle telif edilen ilk kapsamlı tefsirlerden biri olan Hülâsatü’l-beyân fî tefsîri’l- Kur’ân, klasik rivayet tefsiri mirası ile halkın anlayışını önceleyen Türkçe tefsir ihtiyacını mezceden özgün bir eser olarak öne çıkmaktadır. Bu çalışma, Osmanlı’nın son dönem âlimlerinden Mehmed Vehbi’nin söz konusu tefsirinde hadisleri kullanma yöntemi ile rivayetleri yorumlama biçimini incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırmada, müellifin hadisleri tefsir bağlamında hangi amaçlarla ve hangi yöntemlerle kullandığı, rivayetleri ne ölçüde lafzî yahut anlam merkezli olarak aktardığı tespit edilmeye çalışılmıştır. Çalışma, dokümantasyon ve metin çözümlemesine dayalı nitel bir yöntemle yürütülmüştür. Çalışmada ulaşılan bulgulara göre Mehmed Vehbi Efendi, hadisleri tefsirinde dört temel yöntemle değerlendirmiştir: hadisleri Arapça metinleriyle birlikte Türkçe tercümesiyle aktarma, yalnızca tercüme yoluyla nakletme, rivayetlerin muhtevasına işaret etmekle yetinme ve ihtisâr ile taktîʿ yöntemlerini kullanma. Tefsirde yaklaşık 100 hadis Arapça metniyle birlikte verilmiş; 95 kadar rivayet muhteva düzeyinde değerlendirilmiş; yaklaşık 900 hadis ise tercüme, özetleme veya kısmi aktarma yoluyla tefsire dâhil edilmiştir. Bu dağılım, müellifin hadisleri isnad ve lafız merkezli bir aktarım amacıyla değil, okuyucunun anlamasını ve ibret almasını önceleyen öğretici ve irşad merkezli bir yaklaşımla kullandığını göstermektedir. Bulgular, Mehmed Vehbi’nin hadis kullanımında Ayıntâbî Mehmed Efendi’nin daha çok anlam merkezli yaklaşımı ile Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır’ın hadislerin Arapça lafızlarına nispeten daha fazla yer veren tutumu arasında bir ara konumda bulunduğunu ortaya koymaktadır. Bu yönüyle Hülâsatü’l-beyân, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e geçiş sürecinde rivayet geleneğini muhafaza ederken, sade ve anlaşılır bir dil aracılığıyla halkla buluşturan; hadis kullanımında bilinçli, seçici ve işlevsel bir yaklaşımı temsil eden özgün bir tefsir olarak değerlendirilmektedir.
Khulāṣat al-bayān fī tafsīr al-Qurʾān, written by Mehmed Vehbi Efendi (d. 1949), is one of the first comprehensive Ottoman Turkish Qurʾanic commentaries that synthesizes classical riwāyah-based exegesis with the need for public accessibility. This study examines Mehmed Vehbi’s method of employing and interpreting hadīths in Khulāṣat al-bayān, identifying his exegetical purposes and the extent of his reliance on literal versus meaning-based transmission. Adopting a qualitative methodology based on documentation and textual analysis, the study reveals four primary methods in his use of hadīths: transmitting reports with original Arabic texts and Turkish translations, conveying them solely through translation, referring only to their thematic content, and employing abridgement (ikhtiṣār) or partial quotation (taqṭīʿ). Out of the analyzed reports, approximately 100 hadīths include Arabic texts, 95 are integrated conceptually, and nearly 900 are incorporated through translation, summarization, or selective quotation. This distribution demonstrates an instructional, guidance-oriented approach that prioritizes the reader’s understanding and moral reflection over isnād- or wording-centered transmission. Positioned methodologically between Ayintabi Mehmed Efendi’s meaning-centered approach and Elmalılı Muhammad Hamdi Yazır’s text- focused tendency, Khulāṣat al-bayān represents an original transition-era tafsīr that functionally adapts the riwāyah tradition for the general public using clear language, embodying a conscious, selective, and functional approach to hadīth usage.