Travma Sonrası Kapalı Apeksli Anterior Dişlerde MTA ile Kanal Obturasyonu: Vaka Serisi
Necmettin Erbakan Üniversitesi 4. Uluslararası Diş Hekimliği Kongresi , Konya, Türkiye, 1 - 04 Ekim 2026, ss.412-413, (Özet Bildiri)
- Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
- Basıldığı Şehir: Konya
- Basıldığı Ülke: Türkiye
- Sayfa Sayıları: ss.412-413
- Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Adresli: Evet
Özet
Giriş: Bu vaka serisinde travma sonrası nekroze olmuş kapalı apeksli üst anterior dişlerin kanal
tedavisi sonrası MTA (Mineral Trioksit Agregat) ile kanal obturasyonu yapılarak tedavi edilmesi
incelenmiştir.
Olgu Sunumu: 1. Vaka: 14 yaşındaki erkek hasta üst anterior bölgede ağrılı şişlikle kliniğimize
başvurdu. Alınan anamnezde hastanın 8 ay önce travmaya uğradığı öğrenildi. Yapılan klinik
muayenede 12 numaralı dişinde komplike kuron kırığı ve fistül yolu saptandı. Radyografik incelemede
12 numaralı dişin apikalinde geniş radyolüsens lezyon gözlendi ve kanal tedavisi uygulanmasına karar
verildi. Rubber dam izolasyonu sağlandıktan sonra giriş kavitesi açıldı; kanal tedavisi uygulanıp kanal
içerisinden drenaj sağlandı. Kanal içerisine Ca(OH)2 (Kalsiyum Hidroksit) medikament olarak
uygulandı ve hastaya 3 hafta sonra 2. seans için randevu verildi. 2. seansa gelen hastamızda klinik
semptomların ortadan kalktığı ve kanal içerisinden drenajın devam etmediği gözlemlendi. 12 numaralı
diş MTA ile obtüre edilip kompozitle restore edildi. 2. Vaka: 9 yaşında erkek hasta 11 numaralı dişinde
ağrı şikayetiyle kliniğimize başvurdu. Hastadan alınan anamnezde 3 ay önce dental travmayla başka
bir merkeze başvurduğu ve tedavisinin tamamlandığı öğrenildi. Klinik muayenede dişin ekstrüze
olduğu; perküsyon hassasiyeti ve mobilitesinin olduğu gözlemlendi. Radyografik incelemede 11
numaralı dişe MTA ile pulpotomi tedavisi uygulandığı ve periapikalde aralanma olduğu görüldü. Kanal
tedavisi uygulanmasına karar verildi. İzolasyonun sağlanmasının ardından giriş kavitesi açıldı ve kanal
ağzındaki MTA uzaklaştırıldı. Kanal tedavisi uygulanıp Ca(OH)2 kanal içi medikament olarak
yerleştirildi. Ardından ekstrüze diş repoze edilerek splint uygulandı. 3 hafta sonra 2. seansta
semptomları geçen hastanın splinti uzaklaştırıldı. MTA ile obturasyon yapıldı, kompozit ile restore
edildi. 3. Vaka: 13 yaşındaki kız hasta kliniğimize sol üst bölgesindeki ağrı şikayetiyle başvurdu. Alınan
anamnezde hastanın 2 hafta önce travmaya uğradığı, başka bir merkezde splint uygulandığı öğrenildi.
Yapılan klinik muayenede 21, 22 ve 23 numaralı dişlerin mobil olduğu ve vitalitesini kaybettiği
gözlemlendi. Radyografik olarak 21, 22 ve 23 numaralı dişlerde periapikal aralanma görüldü; kanal
tedavisi ve splint uygulanmasına karar verildi. İzolasyonun ardından travmaya uğramış dişlere kanal
tedavisi yapılıp Ca(OH)2 medikament olarak uygulandı ve hastaya 3 hafta sonra randevu verildi. 21,
22 ve 23 numaralı dişlerin kanalları MTA ile obtüre edildi ve kompozit restorasyon uygulandı.
Tartışma ve Sonuç: Her 3 vakanın 12 aylık klinik takibinde hastaların semptomlarının ortadan
kalktığı; yapılan radyografik incelemelerde periapikal dokuların iyileştiği, herhangi bir rezorbsiyon
olmadığı gözlemlenmiştir. MTA’nın monoblok etkisi ve biyouyumluluğu sayesinde dental travma
sonucu nekroz olan dişlerin kanal tedavilerinde etkili bir obturasyon materyali olabileceği
düşünülmektedir.
Anahtar Kelimeler: Travma, MTA, Obturasyon, Kapalı Apeks