Kırım’dan Anadolu’ya; Mevlânâ Kırîmî’nin Hayatı, Eserleri ve İstinsahları
Türk Dünyası İncelemeleri Dergisi, cilt.26, sa.1, ss.205-241, 2026 (TRDizin)
- Yayın Türü: Makale / Tam Makale
- Cilt numarası: 26 Sayı: 1
- Basım Tarihi: 2026
- Doi Numarası: 10.32449/egetdid.1893267
- Dergi Adı: Türk Dünyası İncelemeleri Dergisi
- Derginin Tarandığı İndeksler: Central & Eastern European Academic Source (CEEAS), MLA - Modern Language Association Database, TR DİZİN (ULAKBİM), MLA International Bibliography
- Sayfa Sayıları: ss.205-241
- Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Adresli: Evet
Özet
Kırım, XIII. yüzyılda İslâm dünyasına katıldıktan sonra kısa sürede ilmî bir merkez hâline gelmiş; bu durum âlimlerin bölgeye göç etmesini ve önemli ilim adamlarının yetişmesini sağlamıştır. Altın Orda Devleti döneminde, özellikle Canıbeg devrinde altın çağını yaşayan Kırım, taht mücadeleleri ve Timur’un seferleriyle hızlı bir çözülme sürecine girmiştir. XV. yüzyılın ilk yarısındaki siyasî istikrarsızlıklar birçok âlimi Kırım’dan göç etmeye zorlamıştır. Bu dönemde Kırımlı âlimler, ilim faaliyetlerini sürdürebilmek için ağırlıklı olarak Osmanlı topraklarına yönelmiştir; II. Murad’ın ilim ve ulemaya verdiği önem, Osmanlı’yı cazip bir ilmî merkez hâline getirmiştir. Bu göç eden âlimlerden biri Mevlânâ Ahmed el-Kırîmî’dir. Kırım’da güçlü bir ilmî tahsil görmüş ve önde gelen hocalardan ders almış olan Kırîmî, II. Murad’ın takdirini kazanarak Merzifon’a müderris olarak gönderilmiştir. Daha sonra İstanbul’a gelmiş, Fâtih Sultan Mehmed’in iltifatına mazhar olmuş ve onun ilmî çevresinde yer almıştır. Anadolu’da hem tedris faaliyetlerini sürdürmüş hem de telif çalışmalarına ağırlık vermiştir; fıkıh, tefsir, kelâm ve tasavvuf alanlarında birçok eser kaleme almıştır. Bu makalede, klasik kaynaklar ve yazma eserler ışığında Kırîmî’nin hayatı, eserleri ve istinsah faaliyetleri incelenecektir.
After joining the Islamic world in the 13th century, Crimea quickly became a center of scholarship, attracting scholars to the region and fostering the development of prominent intellectuals. During the period of the Golden Horde, particularly under Janıbeg, Crimea experienced its golden age, but following his death, succession struggles and Timur’s campaigns led to a rapid decline. Political instability in the first half of the 15th century forced many scholars to leave Crimea. During this period, Crimean scholars predominantly migrated to Ottoman territories to continue their intellectual activities; the emphasis Murad II placed on scholarship and learned circles made the Ottoman lands an attractive center of learning. One of these migrating scholars was Mewlânâ Ahmad al- Qırimi. Having received a solid scholarly education in Crimea and studied under leading teachers, Qırimi earned the favor of Murad II and was appointed as a müderris in Merzifon. Later, he moved to Istanbul, gained the recognition of Sultan Mehmed the Conqueror, and became part of his scholarly circle. Settled in Anatolia, Qırimi continued his teaching while focusing on his writing, producing numerous works in jurisprudence, exegesis, theology, and Sufism. This article examines Qırimi’s life, works, and manuscript activities based on classical sources and extant manuscripts.