Klm Yayınları, Kahramanmaraş, 2025
Cāĥiž’in
eserlerinde vezirler, kâtipler, kadılar, fikir adamları, öğretmenler gibi aydın
kesimi olduğu kadar fakirler, mecnunlar, hastalıklı bedenler gibi halk kesiminden
insanların da mizah konusu yapıldığı, ayrıca eserlerinde neşeli mizah ve
eleştirici alayla toplumda asalaklık, cimrilik ve hırsızlık gibi yaygın
kötülüklerin de ortaya konduğu görülür. Aslında Cāĥiž’in
mizahının, telif ettiği eserlerle bütünleştiği söylenebilir. Kendisinden sonra
birçok müellifin bu üslubu benimseyerek eserlerinde uyguladığı belirtilir. Örneğin Mısırlı mütefekkir, medeniyet tarihçisi ve yazar Aĥmed
Emįn, Cāĥiž’in
eserlerinde mucûna yer vermesini, o dönemde telif edilen eserlerin genel özelliğine bağlar. Bir anlamda Cāĥiž’in etkisi olduğu da söylenebilir.
Cāĥiž
mizahî ve alaycı metodunu birçok eserinde kullanmasına karşın bir kısım
eserlerinde daha ağırlıklı olarak yer verdiği ve bunlardan birisinin de Risāletu’t-TerbįǾ ve’t-tedvįr adlı risâlesi olduğu görülmüştür. Dolayısıyla biz de onun
bu risâlesini incelemeye çalıştık.