”Hisar’ın Çamlıca’daki Eniştemiz ve Proust’un Swann’ların Tarafı’nda Uzam ve Zaman”


Creative Commons License

Özkaya E.

Sonçağ Akademi Yayınları, Ankara, 2019

  • Basım Tarihi: 2019
  • Yayınevi: Sonçağ Akademi Yayınları
  • Basıldığı Şehir: Ankara

Özet

La mémoire est une juxtaposition de souvenirs distincts et indifférents. Certaines expériences créent la mémoire. Elles sont profondément inscrites dans notre cerveau. Rien ne suffit à les effacer. Les souvenirs se projettent par l’association des choses prochaines mais insignifiantes. Ils s’imposent de façon immotivée, de manière inattendue dans des contextes très variés. Le souvenir apparaît comme un détail plutôt qu’un ensemble correct d’un passé. Il est avant tout une impression isolée. Il reflète une sorte de mémoire dans laquelle les souvenirs sont rangés en fonction de leur valeur intellectuelle. Dans la mémoire paraît un écart qui arrache le souvenir du passé. Cet écart renforce l’identité et occupe l’impression d’une individualité. Cette identité évoquée détermine la structure du souvenir involontaire. Le souvenir est comme un résumé momentané d’une distance parcourue par la mémoire. La mémoire se décompose en une construction mécanique dans laquelle les membres n’empruntent rien à la totalité où ils figurent. La petite photo dans Notre beau-frère de Çamlıca de Hisar évoque la totalité de la vie à Çamlıca, la madeleine dans Du Côté de chez Swann de Proust montre la vie à Combray, mais toutes les deux gardent une indépendance au sujet de cette totalité. Ce qui est resté inchangé au fil du temps n’est pas l’impression, mais ce sur quoi celle-ci s’est cristallisée. 

Bellek, farklı ve birbirinden ilgisiz hatıraların yan yana gelmesidir. Belirli deneyimler, belleği yaratır. Beynimize derinden yazılmışlardır. Hiçbir şey onları silmek için yeterli değildir. Hatıralar, birbirine yakın fakat anlamsız şeylerin bir araya gelmesiyle ortaya çıkar. Çok çeşitli bağlamlarda beklenmedik durumda ve nedensiz bir şekilde ortaya çıkarlar.

Hatıra, geçmişin tam bir birlikteliğinden ziyade küçük bir ayrıntı olarak ortaya çıkar. Her şeyden önce izole bir izlenimdir. Anlıksal değerine göre içinde anıların düzenlendiği bir tür belleği yansıtır. Bellekte, geçmişin hatırasını parçalayan bir boşluk vardır. Bu boşluk kimliği güçlendirir ve bireysellik izlenimini alır. Bu anımsanan kimlik, istemsiz hatıranın yapısını belirler. Hatıra, bellek tarafından kat edilmiş mesafenin anlık bir özeti gibidir. Bellek, içindeki öğelerin, hiçbir şeyi oluşturdukları bütünlüğe borçlu olmadıkları, mekanik bir yapıya ayrışır.

Hisar’ın Çamlıca’daki Eniştemiz romanındaki küçük fotoğraf, Çamlıca’ki hayatın bütünlüğünü anımsatır, Proust’un Swann’ların Tarafı romanındaki kurabiye Combray’deki hayatı gösterir fakat bu iki öğe de, hayatın bütünlüğü konusunda farklılıklarını korurlar. Zaman içinde değişmeden kalan şey izlenim değil, üzerindeki etkinin netliğe kavuşmasıdır.