GASTRODİPLOMASİYE DAİR SEÇKİ YAZILAR IV, BAYAT GÜLŞEN- KILIÇ BİNALİ, Editör, detay, Ankara, ss.1-280, 2025
Giriş
Helal gıda bir ürünün üretiminden son tüketiciye kadar İslami koşullar
çerçevesinde uygun olarak işlenmesini ifade eder. Bu tanım helal ve haramı belirli
statülerde netleştirirken, ham maddenin içeriği, üretim koşulları ve diğer koşullar
gıdanın belirsizliğini yaratmaktadır. Dünyada artan küresel koşullar hazır gıda
tüketimine eğilimi artırmıştır. Gıda işleme teknolojilerindeki gelişmeler, yeni
koruma yöntemleri ve gıda katkı maddeleri yaygın kullanımı özellikle ithalat ve
ihracat yapan firmaları helal gıda konusunda daha karmaşık hale getirmektedir.
Gıda artık sadece fizyolojik ihtiyacı karşılayan bir unsur değil; dini ve ekonomik
anlamlar taşıyan çok yönlü bir sembol haline gelmiştir. Bu dönüşüm, gıdayı
sadece bir tüketim nesnesi olarak değil aynı zamanda kültürel ve duygusal
deneyim olarak gören “lezzet ekonomisi” kavramını ortaya çıkarmıştır. Bu
yaklaşım kapsamında insanlar yeme-içme eylemini sadece karın doyurmak için
değil yeni deneyimler elde etmek, yeni mekanlar ve kimliklerini ifade etmek için
sosyal bağlarını pekiştirmektedirler. Müslümanlar için helal olan ürünler,
tüketiminde sakınca bulunmayan ürünlerdir. Bir ürünün helal olduğunu sadece
sözlü beyanlarla anlamak mümkün değildir. Tüketicinin güvenini kazanmak için,
üreticilerin, ürünlerinin içeriğini ve kaynaklarını şeffaf bir şekilde açıklaması
gerekir. Helal kavramı diğer sektörlerde olduğu gibi turizm, kozmetik, ilaç ve
finans gibi sektörleride içine almaktadır. Bir ürünün helal kabul edilmesi için
üretim sürecinde İslami kurallara uygun olması, üretimde haram ve şüpheli
maddelerin kullanılmaması, ürün hattında çalışan personelin güvenirliğinin
sağlanması gerekmektedir. Üreticiler için helal gıda analizi yaptırmanın ve helal
gıda sertifikası almanın pazarda önemli rekabet avantajı sağlamaktadır.