Mandibulada Geniş Boyutlu Odontojenik Keratokistin Dekompresyon ve Enükleasyon ile Kademeli Tedavisi: Bir Olgu Sunumu


Coşkun B., Mavi E., Yılmaz M.

SİVAS CUMHURİYET ÜNİVERSİTESİ 3. ULUSLARARASI DİŞ HEKİMLİĞİ KONGRESİ, Sivas, Türkiye, 18 - 20 Eylül 2026, sa.13967898, ss.11-12, (Özet Bildiri)

  • Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
  • Basıldığı Şehir: Sivas
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.11-12
  • Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

MANDİBULADA GENİŞ BOYUTLU ODONTOJENİK KERATOKİSTİN

DEKOMPRESYON VE ENÜKLEASYON İLE KADEMELİ TEDAVİSİ: BİR OLGU

SUNUMU

Baran Coşkun1


, Esra Mavi1


, Murat Yılmaz1


1

Sivas Cumhuriyet Üniversitesi, Diş Hekimliği Fakültesi, Ağız Diş Ve Çene Cerrahisi, Sivas

Giriş:

Odontojenik keratokistler, lokal agresif davranışları, çevre dokularda meydana getirdikleri

yüksek yıkım potansiyelleri ve yüksek nüks oranları nedeniyle çenelerin intraosseöz lezyonları

arasında önemli bir yere sahiptir. Büyük boyutlu lezyonların tedavisinde, anatomik

komşulukların korunması ve patolojik kırık riskinin önlenmesi amacıyla konservatif

yaklaşımlarla başlanıp radikal yöntemlerle tamamlanan iki aşamalı tedaviler tercih

edilebilmektedir.

Olgu:

Orta yaşlı kadın hasta, rutin diş hekimi muayenesi sırasında saptanan ağız açıklığında kısıtlılık

şikayetiyle kliniğimize başvurmuştur. Alınan panoramik radyografta sol mandibula angulus

bölgesinde geniş boyutlu radyolüsent lezyon izlenmiş, sınırların ve anatomik ilişkilerin

detaylandırılması amacıyla konik ışınlı bilgisayarlı tomografi istenmiştir. Lezyondan

ameloblastoma, rezidüel kist ve odontojenik keratokist ön tanılarıyla insizyonel biyopsi

alınmıştır. Histopatolojik inceleme sonucunda lezyonun odontojenik keratokist olduğu

doğrulanmıştır. Kistin çok geniş olması, kritik anatomik oluşumlara yakınlığı ve nüks

eğiliminin yüksekliği göz önünde bulundurularak primer enükleasyon yerine kademeli tedavi

planlanmıştır. Çevre dokuların korunması ve lezyon hacminin küçültülmesi amacıyla ilk

aşamada dekompresyon tedavisine başlanmıştır. Düzenli klinik ve radyolojik takiplerle kist

boyutunun hedeflenen seviyeye gerilemesi izlenmiştir. İdeal küçülme sağlandıktan sonra ikinci

aşama olarak tam enükleasyon ve nüks riskini minimuma indirmek amacıyla periferal

ostektomi uygulandı.

Sonuç:

Geniş boyutlu ve nüks potansiyeli yüksek odontojenik keratokistlerin yönetiminde

dekompresyon tedavisi; cerrahi morbiditeyi azaltması, inferior alveolar sinir gibi vital yapıları

koruması ve sonraki aşamada uygulanacak periferal ostektomi gibi agresif cerrahi işlemler için

daha güvenli bir lokalizasyon sağlaması bakımından oldukça etkili bir yaklaşımdır.

Anahtar Kelimeler: Odontojenik Keratokist, Dekompresyon Tedavisi, Mandibula,

Enükleasyon, Periferal Ostektomi

STEPWISE MANAGEMENT OF A LARGE MANDIBULAR ODONTOGENIC

KERATOCYST: A CASE REPORT

Introduction:

Odontogenic keratocysts occupy a significant place among intraosseous jaw lesions due to their

locally aggressive behavior, high potential for tissue destruction, and high recurrence rates. In

the treatment of large lesions, a two-step approach—starting with conservative techniques and

completing with radical methods—is often preferred to preserve adjacent anatomical structures

and prevent the risk of pathologic fractures.

Method:

A middle-aged female patient presented to our clinic with restricted mouth opening, which was

incidentally detected during a routine dental examination. A panoramic radiograph revealed a

large radiolucent lesion in the left mandibular angle region, and cone-beam computed

tomography (CBCT) was performed to further evaluate the boundaries and anatomical

relationships. An incisional biopsy was performed with provisional diagnoses of

ameloblastoma, residual cyst, and odontogenic keratocyst. Histopathological evaluation

confirmed the diagnosis of odontogenic keratocyst. Given the extensive size of the cyst, its

proximity to critical anatomical structures, and its high propensity for recurrence, a stepwise

treatment strategy was planned instead of primary enucleation. In the first phase,

decompression was initiated to preserve surrounding tissues and reduce the volume of the

lesion. Regular clinical and radiological follow-ups are planned to monitor the regression of

the cyst to the target size. Once optimal shrinkage is achieved, total enucleation combined with

peripheral ostectomy—to minimize the risk of recurrence—will be performed in the second

phase.

Conclusion:

N the management of extensive odontogenic keratocysts with high recurrence potential,

decompression therapy is a highly effective approach. It significantly reduces surgical

morbidity, preserves vital structures such as the inferior alveolar nerve, and provides a safer

surgical field for subsequent radical procedures like peripheral ostectomy.

Keywords: Odontogenic keratocyst, Decompression, Mandible, Enucleation, Peripheral

ostectomy