SAĞLIK KURUMLARINDA ÖRGÜTSEL ÇEKİCİLİK


Durgun M., Filizöz B.

Sağlık Kurumları Penceresinden Pozitif Örgütsel Davranış, Prof. Dr. Arzu KARACA,Dr. Öğr. Üyesi Eray Ekin SEZGİN, Editör, Eğitim Kitabevi, Konya, ss.155-165, 2022

  • Yayın Türü: Kitapta Bölüm / Ders Kitabı
  • Basım Tarihi: 2022
  • Yayınevi: Eğitim Kitabevi
  • Basıldığı Şehir: Konya
  • Sayfa Sayıları: ss.155-165
  • Editörler: Prof. Dr. Arzu KARACA,Dr. Öğr. Üyesi Eray Ekin SEZGİN, Editör
  • Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

İki veya daha fazla bireyin bir amaç doğrultusunda işbirliği yapmak üzere bir araya geldiği gruplar olarak tanımlanabilen örgütlerin her geçen gün sayısı artmaktadır. Özellikle sanayi devrimi ile birlikte bu artış hız kazanmıştır. Kar amacı güden ve gütmeyen şeklinde temelde iki grupta sınıflandırılan örgütler içinde, işletmelerin yeri ve önemi ayrıdır. Sanayi devriminin başlangıcında üretim sektöründe nicel olarak ciddi bir ivme kat eden işletmeleri, bugün aynı hızda hizmet sektöründe görmek mümkündür. Eğitim, ulaşım, danışmanlık, iletişim, sağlık v.b. gibi hizmet alanlarında sayıları her geçen gün artan örgütlerin rekabet edebilmeleri ancak sürdürülebilir bir işletmecilik anlayışı ile mümkündür. 

Hizmet sektörleri içinde sağlık sektörünün yeri ve önemi ayrıdır. Farklı özelliklere sahip sağlık sektöründe, hizmetin kamu örgütleri tarafından karşılandığı zamanlarda rekabet pek üzerinde durulmayan bir konu olmasına rağmen, özel sektörün sağlık alanında işletmecilik faaliyetlerine yönelmesi ile birlikte sağlık örgütlerinde rekabet kavramı önem kazanmıştır. 21. yüzyıl örgütler için her alanda rekabetin ön plana çıktığı bir dönemdir. Teknolojik ilerlemeler, tüketici taleplerinde meydana gelen farklılıklar, çalışma sistemlerinde ve bu bağlamda çalışanların beklentilerinde görülen değişimler, örgütlerin rekabette dikkate almaları gereken konular arasındadır. Çalışma hayatının temel dinamikleri değişirken, personel adayları ve örgütün eleman seçiminde rolleri de dönüşüme uğramıştır. Adaylar ''seçilen'' ya da ''tercih edilen'' olmaktan ''seçen'' ya da ''tercih eden'' olmaya başlamıştır. Gerçekte işe alımlarda son söz elbette örgütündür. Ancak çalışma niyetinde olan kişilerin artık çalışma hayatına ilişkin beklentilerine cevap verecek örgütleri tercih ettikleri bir gerçektir. Örgütler ise yoğun rekabet ortamında kendilerine rekabet avantajı sağlayabilecek üstün nitelikli çalışanları örgütlerine kazandırma çabasındadır. Örgütlerin ''nitelikli insanları istihdam etme'' amacı ile çalışma niyetinde olan adayların ''çalışılabilecek bir işyeri'' bulma isteği ''örgütsel çekicilik'' kavramını ortaya çıkmasına zemin hazırlamıştır.