Fârâbî Felsefesinde Dil,Düşünce ve Kavramda Evrim(Kitâbu'l-Hurûf Bağlamında)


Creative Commons License

Koyuncu A.

KAVRAMLAR VE KURAMLAR -Düşünce Bilimleri-, M.Nesim Doru,Kamuran Gökdağ,Yunus Cengiz,İbrahim Deniz,Necip Uyanık,İbrahim Halil Çetres, Editör, T.C. Mardin Artuklu Üniversitesi Yayınevi, Mardin, ss.377-396, 2020

  • Basım Tarihi: 2020
  • Yayınevi: T.C. Mardin Artuklu Üniversitesi Yayınevi
  • Basıldığı Şehir: Mardin
  • Sayfa Sayıları: ss.377-396
  • Editörler: M.Nesim Doru,Kamuran Gökdağ,Yunus Cengiz,İbrahim Deniz,Necip Uyanık,İbrahim Halil Çetres, Editör

Özet

Dil ve düşünce geçmişten günümüze tekâmül ederek gelen iki unsurdur. Dilin ortaya çıkışından yerel olarak gelişmesine kadar olan süreçler farklı tartışmaları da beraberinde getirmiştir. Bu tartışmalara Fârâbî (ö. 950) dil, düşünce ve kavram ekseninde farklı bir yaklaşım serd etmiştir. Bu çalışmada düşünürümüzün, mezkur konumuz bakımından ortaya koyduğu görüşler Kitâbu’l-Hurûf adlı eseri baz alınarak dil, düşünce ve kavram bağlamında ele alınacaktır. Çalışmada bilhassa dilin evriminden hareketle düşünce ve kavramın oynadığı rol ortaya çıkarılacaktır.
Dilin oluşumu öncelikle insanın yaratılmasına bağlı olan bir süreçtir. İnsan ise yaratılışında ilk önce en kolayına gelene doğru yönelerek hareketlerine başlar. Konuşma bakımından da işaret etme onun ilk önceliğidir. Dil kişinin önce işaret, sonra kastına göre anlamsız ses çıkarma ve nihayetinde ünsüz harfleri kullanarak kendini ifade etmesine göre gelişmeye başlamıştır. Kişinin meramını anlayan ikinci bir şahsın olması nesnelere isim vererek anlaşma konusunda bir çıkar yol olmuştur. Biz bu sürece tabiri yerindeyse evrim diyoruz ve kısaca şu şekilde ortaya koyuyoruz: Ünlü harfli kelimelerin oluşturulması, anlamsız lafızların meydana gelişi, anlamsız lafızların toplumlarda anlama kavuşturulma süreci, dil vaz’ edicilerin ortaya çıkışı ve nihayetinde uzlaşı sonucunda evrensel mahiyette tümel kavramların oluşturulmasına kadar devam edegelen bir süreçtir. Farklı toplumlara göre dillerin farklılaşması meselesi ise biyolojik olarak ağız yapılarının toplumlara göre farklı farklı yaratılması iledir. Elbette bu evrim süreci bu şekliyle dilde kalmaz ve düşüncede de önce felsefeyle başlar ve din ile devam eder. Düşünürümüz Darwin (ö. 1882)’den yüzlerce yıl önce yaratılış ve yaratılış sonrası hareketler bakımından evrim teorisini andırır görüşler ortaya koyarken bununla da kalmayarak; dil, düşünce ve kavram bakımından da ondan daha ileri olan şeyler söylemesi gerçekten dikkate değer bir konudur.
Bu çalışma dilin menşei probleminden, Kur’ân-ı Kerîm’deki dillerin farklılaşması meselesine, dilin oluşum sürecinden, düşünce ve kavramın oluşumuna değin farklı meselelere evrensellik ve yerellik bağlamında cevap vermeyi amaçlar. Çalışmamızın ana tezi; dilin yerel olarak evrimini, düşünce ve kavramın evrensel olarak bu evrimdeki yerini ortaya koymaktır.

    Anahtar Kelimeler: Fârâbî, dil, düşünce, kavram, evrim

Language and thought are two elements that evolve from the past to the present. The processes from the emergence of the language to its local development have brought about different discussions. Fârâbî (d. 950) presented a different approach to these discussions on the axis of language, thought and concept. In this study, the views put forward by our thinker in terms of our subject matter will be discussed in the context of language, thought and concept based on his work named Kitâbu'l-Hurûf. The role of thought and concept will be revealed in the study, especially with reference to the evolution of language.
The formation of language is a process that depends primarily on the creation of human beings. Human beings, on the other hand, start their movements by turning towards the easiest in creation. Pointing in terms of speech is his first priority. Language has begun to develop according to the person's expressing himself first by making signs, then making meaningless sounds according to his intent, and finally using consonants. Having a second person who understands the meaning of the person has become a way out of agreement by naming the objects. 

We call this process evolution, if the term is appropriate, and we briefly put it as follows: The formation of words with famous letters, the emergence of meaningless words, the process of making meaningless phrases gain meaning in societies, the emergence of language constituents and finally the formation of universal concepts as a result of reconciliation. is the process. The problem of differentiation of languages ​​according to different societies is biologically based on the different creation of dialects according to societies. Of course, this evolutionary process does not remain in language in this form, and it begins with philosophy in thought and continues with religion. While our thinker put forward views reminiscent of the theory of evolution in terms of creation and post-creation movements hundreds of years before Darwin (d. 1882), not only that; It is really noteworthy that he says things that are more advanced than him in terms of language, thought and concept.
This study aims to answer different issues in the context of universality and locality, from the problem of the origin of the language, to the issue of the differentiation of languages ​​in the Quran, from the formation process of the language to the formation of thought and concept. The main thesis of our study; to reveal the local evolution of language, the universal place of thought and concept in this evolution.

Keywords: Fârâbî, language, thought, concept, evolution