2011’de Suriye’deki iç çatışmalar nedeniyle Suriye’den kaçan sığınmacıların durumu dünya gündemine oturmuştur. Bu sığınmacıların çoğu Türkiye, Lübnan ve Ürdün gibi komşu ülkelere sığındı. Kitlesel halde Ürdün’e sığınan Suriyeliler için Ürdün hükümeti kamplar kurmuştur. Ürdün, her ne kadar 1951 Cenevre Sözleşmesi’ne ve 1967 Ek Protokol’e taraf olmasa da insan hakları ve uluslararası mülteci hukukundan doğan yükümlüklerini yerine getirmeye çalışmıştır. Bu doğrultuda Suriyeli sığınmacılara karşı açık kapı politikası izlense de uygulamada bu durumun yansımaları pek fazla kolay olmamıştır. Dolayısıyla Ürdün, Suriyeli sığınmacıları daha iyi insani yardım sunmak için devlet kuruluşlarını devreye sokmuştur. Bu hizmetleri sunarken ve mülteciler sorununu çözmek için iş birliği çerçevesinde başta BMMYK ile uluslararası kurum ve kuruluşlardan destek almıştır. Suriye’den Ürdün’e sığınanların hayatı çeşitli nedenlerden dolayı olumsuz etkilenirken aynı zamanda yaşanan göç Ürdün’ü toplumu ve ekonomisi başta olmak üzere, her açıdan etkilemiştir. Bu çalışmada uluslararası mülteciler hukuku ve 2011 yılından beri Ürdün’de yaşayan Suriyeli sığınmacıların hukuki durumu ele alınıp tartışılacaktır.
The internal conflict that erupted in Syria in 2011 brought the plight of Syrian asylum seekers to the forefront of the global agenda. The majority of these refugees sought asylum in neighbouring countries such as Turkey, Lebanon and Jordan. In response to the mass influx of Syrians into its territory, the Jordanian government established refugee camps. Although Jordan is not a party to the 1951 Geneva Convention or its 1967 Protocol, it has sought to fulfill its obligations arising from international human rights and refugee law. In this regard, although an “open-door” policy has been pursued toward Syrian asylum seekers, its practical implemention has not been without considerable challenges. Consequently, Jordan mobilized state institutions to provide more effective humanitarian assistance to Syrian asylum seekers. In delivering these services and addressing the refugee issue, Jordan cooperated primarily with the UNHCR and received support from other international agencies and institutions. While the lives of those who fled Syria for Jordan have been adversely affected for various reasons, this mass displacement has also impacted Jordan in numerous ways, particularly in terms of its society and economy. This study will examine and discuss, within the framework of international refugee law, the legal status of Syrian asylum seekers residing in Jordan since 2011.