İŞGAL ORTAMININ TEFSİR ANLAYIŞLARI ÜZERİNDEKİ ETKİSİ: İBN BÂDÎS’İN FURKÂN SÛRESİ TEFSİRİ ÖRNEĞİ
Bozok Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi, cilt.0, sa.29, ss.291-315, 2026 (TRDizin)
- Yayın Türü: Makale / Tam Makale
- Cilt numarası: 0 Sayı: 29
- Basım Tarihi: 2026
- Doi Numarası: 10.51553/bozifder.1890081
- Dergi Adı: Bozok Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi
- Derginin Tarandığı İndeksler: TR DİZİN (ULAKBİM)
- Sayfa Sayıları: ss.291-315
- Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
- Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Adresli: Hayır
Özet
Kur’ân-ı Kerim, insana huzurlu ve güvenli bir hayat yolunda ilahî rehberlik sunmaktadır. Bu rehberlik, vahyin sabit lafzı ile toplumsal hayatın değişken yönlerinin etkileşimine dayanmaktadır. Tarihsel bir metin olarak vahiy, farklı ortamlarda, özü değişmeden yeniden yorumlanarak anlamsal dinamizmini sürdürmektedir. Bu çalışma, söz konusu dinamizmi işgal olgusu bağlamında ele almaktadır. İşgalin, Kur’ân’a yaklaşım ve yorum biçimlerini nasıl etkilediği incelenmekte, tefsirin bu süreçte yalnızca ilmî bir faaliyet olarak mı kaldığı yoksa toplumsal bilinci yeniden inşâ eden işlevsel bir alana mı dönüştüğü sorusu merkeze alınmaktadır. Çalışmada ayrıca insan zihninin aşkın hakikati somut dünyaya aktarırken, hayatın özellikle olumsuz şartlarından bağımsız hareket edebilme imkânı sorgulanmaktadır. Makalenin örneklemi sömürge dönemi Cezayir’inde yaşamış Abdülhamid İbn Bâdîs’in Furkân Sûresi tefsiridir. Nitel araştırma yönteminin benimsendiği çalışmada ilgili tefsir doküman analizi ve sosyolojik tefsir yaklaşımı çerçevesinde, tarihsel arka plan ve işgal koşulları dikkate alınarak incelenmektedir. İbn Bâdîs’in yorumları, dil ve üslubu, kullandığı kavram ve vurgular tahlil edilmektedir. Bulgular İbn Bâdîs’in, tefsirinde işgal şartlarına karşılık gelen bir söylem geliştirdiğini göstermektedir. Bu durum, tefsirin metin merkezli bir faaliyet olmanın ötesinde dinî-kültürel kimliği koruyan ve toplumsal direnci güçlendiren işlevsel bir alan hâline gelebildiğini ortaya koymaktadır. Bu bağlamda tefsirin, belirli tarihsel şartlarda bir direniş dili üretme ve toplumu yönlendirme kapasitesine sahip olduğu sonucuna ulaşılmaktadır. Çalışma, tefsirde bağlamsal değerlendirmelerin önemini vurgulayarak Kur’ân’ın anlam dinamizmine ilmî bir çerçeve önerisinde bulunmayı amaçlamaktadır.
The Qur’ān provides divine guidance for humanity toward a peaceful and secure life. This guidance is based on the interaction between the immutable wording of revelation and the changing conditions of social life. As a historical text, revelation maintains its semantic dynamism by being reinterpreted in different contexts without altering its essence. This study examines this dynamism within the context of occupation. It explores how conditions of occupation influence approaches to and interpretations of the Qur’ān, focusing on whether tafsīr remains merely a scholarly activity or transforms into a functional field that reconstructs social consciousness. The study also questions the extent to which the human mind can interpret transcendent truth independently of the lived realities, particularly under adverse conditions. The sample of the study is the tafsīr of Sūrat al-Furqān by ʿAbd al-Ḥamīd Ibn Bādīs, who lived in colonial Algeria. Adopting a qualitative research method, the study analyzes this tafsīr through document analysis and a sociological tafsīr approach, taking into account its historical background and the conditions of occupation. Ibn Bādīs’s interpretations, language and style, as well as his conceptual emphases, are examined. The findings indicate that Ibn Bādīs developed a discourse in his tafsīr that corresponds to the conditions of occupation. This demonstrates that tafsīr can function not only as a text-centered scholarly activity but also as a field that preserves religious-cultural identity and strengthens social resistance. In this regard, tafsīr is shown to possess the capacity to produce a discourse of resistance and to guide society under specific historical conditions. The study highlights the importance of contextual approaches in tafsīr and aims to contribute to establishing a scholarly framework for the semantic dynamism of the Qur’ān.