Kitle İletişim Araçlarının Ceza Adaleti Üzerindeki Dönüştürücü Etkisine İlişkin Bazı Tespit ve Değerlendirmeler


Creative Commons License

MELEMEZ B.

Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Hukuk Fakültesi dergisi, cilt.29, sa.2, ss.1043-1080, 2025 (TRDizin) identifier

Özet

Kitle iletişim araçlarının adli olaylara ilişkin taraflı, önyargılı ve sorumsuz yayınları, mahkemelerin bağımsızlığı ve tarafsızlığı ile suçsuzluk karinesini sık- lıkla ihlal edebilmekte ve bu durum ceza adaletinin sağlıklı bir biçimde işleyişini olumsuz yönde etkilemektedir. Özellikle yayıncılık faaliyetleri hakkında her- hangi bir eğitime sahip olmayan ve uyulması gereken meslek etiği ilkelerini bil- meyen sosyal medya kullanıcıları tarafından yapılan paylaşımlar, bu anlamda ciddi bir tehdit oluşturmaktadır. Sahip oldukları kamuoyu oluşturma gücü nedeniyle dördüncü erk olarak ni- telendirilen kitle iletişim araçlarının yargı görevi yapan kimseler üzerinde bir baskı unsuru haline dönüşmemesi gerekir. Sosyal medya aracılığıyla oluşturulan kamuoyu baskısı sonucu bazı yargı kararlarında değişikliğe gidilmesi yargıya olan güveni olumsuz yönde etkilemektedir. Kamuoyunun isteklerini dikkate al- ması gereken merci yargı organları değil, yasama organıdır. Medya organları ve üçüncü kişiler suçsuzluk karinesine uymakla yükümlü- dür. Adli olaylar hakkında yapılan haber ve sosyal medya paylaşımlarının, suç- suzluk karinesini suçluluk karinesine dönüştürmemesi için kullanılan dil ve üs- luba dikkat edilmeli, kamuoyunda yanlış bir kanaatin oluşmasına sebep olacak ibareler kullanmaktan kaçınılmalı ve şüphelinin kimliğini ortaya çıkaracak husus- lara haberin içeriğinde yer verilmemelidir. Kitle iletişim özgürlüğü, adil yargılanma hakkını ihlal edecek şekilde kulla- nılamaz. Kitle iletişim araçlarının yargılamanın adilliğini etkilemesi halinde mev- zuatımızda öngörülen idari ve cezai müeyyidelere başvurulması gerekebilir.
The biased and prejudiced reporting of the media on judicial matters can vi- olate the independence and impartiality of courts, as well as the presumption of innocence. This negatively affects the proper functioning of the criminal justice system. In particular, posts made by social media users who have no education in broadcasting activities and are unaware of principles of professional ethics that must be followed pose a serious threat in this regard. The Mass media, which is considered the fourth estate due to its power to shape public opinion, should not become a element of pressure on those who per- form judicial functions. Changes in some judicial decisions as a result of public pressure created through social media negatively affect trust in judiciary. Autho- rity that should take into account wishes of public is the legislative body, not the judicial bodies. Media outlets and third parties are obliged to comply with presumption of innocence. Care should be taken with language and style used in news reports and social media posts about judicial cases, to avoid transforming presumption of in- nocence into a presumption of guilt. Expressions that could cause public to form a false opinion should be avoided, and information that could reveal identity of the suspect should not be included in content of news. Freedom of mass communication must not be exercised in a way that violates the right to a fair trial. If mass media outlets influence fairness of a trial, admi- nistrative and criminal penalties provided for in our legislation may be applied.