TÜRK KÜLTÜRÜNÜN YAKUP KADRİ KARAOSMANOĞLU’NUN YABAN ADLI ROMANINA YANSIMALARI


Bulut N.

KÜLTÜRK Türk Dili ve Edebiyatı Araştırmaları Dergisi Kültürk (Online), cilt.0, sa.13, ss.81-99, 2026 (TRDizin)

Özet

Bu makale, Yakup Kadri Karaosmanoğlu’nun Yaban romanında yazarın aydın perspektifiyle kurguladığı Anadolu imgesinde Türk kültürünün hangi unsurlar aracılığıyla temsil edildiğini, metin merkezli ve bağlamsal okuma yaklaşımıyla incelemektedir. Çalışma, romanın Millî Mücadele yıllarındaki Anadolu köyünü; gündelik yaşam pratikleri, emek örgüsü, inanç ve otorite düzenekleri, maddî-manevî yoksunluklar, millî kimlik söylemi ve modernleşme gerilimi eksenlerinde çok katmanlı bir kültür panoraması olarak kurduğunu ortaya koyar. Ahmet Celâl’in anlatıcı konumu, şehirli/aydın bakışın köy gerçekliğiyle karşılaşmasında belirleyici olur; böylece aydın- köylü arasındaki kültürel yabancılaşma, dil, jest, bakım alışkanlıkları ve bilgi dolaşımı gibi gündelik göstergeler üzerinden somutlaşır. Romanın vatanseverlik ve Millî Mücadele algısını köylünün kayıtsızlığı, kaderci zihniyeti ve dinî/dünyevî otoritelerin aracılığıyla tartışması; uluslaşma sürecindeki iletişim kopukluğunu görünür kılar. Ayrıca kadın emeğinin görünürlüğü ile kadın öznesinin söz ve karar mekanizmalarındaki sınırlılığı, toplumsal cinsiyet rejiminin sürekliliğini gösterir. Sonuç olarak Yaban, gelenek–modernite arasında uzlaşma arayan ancak sürekli engellere çarpan bir kültürel sentez sorununu, hem toplumsal yapı hem bireysel bilinç düzeyinde eleştirel biçimde temsile dönüştürür.
This article examines the elements through which Turkish culture is represented within the image of Anatolia, constructed from an intellectual perspective in Yakup Kadri Karaosmanoğlu’s novel Yaban, using a text-centered and contextual reading approach. The study reveals that the novel constructs the Anatolian village during the years of the National Struggle as a multi-layered cultural panorama centered on daily life practices, labor patterns, belief and authority mechanisms, material and spiritual deprivations, national identity discourse, and the tension of modernization. Ahmet Celâl’s position as the narrator becomes a decisive factor in the encounter between the urban/intellectual gaze and the reality of the village; thus, the cultural alienation between the intellectual and the peasant is embodied through everyday indicators such as language, gestures, personal care habits, and the circulation of information. The novel’s discussion of patriotism and the perception of the National Struggle through the peasantry’s indifference, their fatalistic mindset, and the mediation of religious/secular authorities renders the breakdown in communication in the nationbuilding process visible. Furthermore, the visibility of female labor alongside the limitations of the female subject in speech and decision-making mechanisms demonstrates the continuity of the gender regime. In conclusion, Yaban critically transforms the problem of cultural synthesis—which seeks reconciliation between tradition and modernity but constantly encounters obstacles—into a representation at both the level of social structure and that of individual consciousness.