Preterm eylem tanısı ile hastanede yatan gebelerin depresyon ve kaygı düzeylerinin hastane stresörleri ile ilişkisi


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sivas Cumhuriyet Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, EBELİK ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2017

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: NEFİSE UÇAR

Danışman: ŞÜKRAN ERTEKİN PINAR

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Araştırma, preterm eylem tanısı ile hastanede yatan gebelerin depresyon ve kaygı düzeylerinin hastane stresörleri ile ilişkisinin belirlenmesi amacı ile tanımlayıcı olarak yapılmıştır. Araştırmanın örneklemini Ağrı Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi, Riskli Gebe ve Loğusa Servisi-2'de preterm eylem tanısı ile yatan 20-37. gebelik haftaları arasında olan ve araştırmaya katılmayı kabul eden 147 gebe oluşturmuştur. Veriler birinci izlem için gebeler ilk hastaneye yattığı gün, ikinci izlem için taburcu oldukları gün toplanmıştır. Araştırma verileri Kişisel Bilgi Formu, Beck Depresyon Ölçeği (BDÖ), Durumluk-Sürekli Kaygı Envanteri (DKE-SKE) ve Antepartum Hastane Stresörleri Ölçeği (AHSÖ) ile toplanmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde; sayı ve yüzdelik dağılım, Mann-Whitney U testi, Kruskal Wallis testi, Wilcoxon İşaretli Sıralar testi ve Spearman korelasyon katsayısı kullanılmıştır. Gebeler hastanede ortalama 2.90±1.41 gün yatmışlardır. Geliri giderinden az, gebelik sayısı üç ve üstünde olan, kontole gitmeyen, bebeğinin cinsiyetini bilmeyen, tanı almış ruhsal hastalığı olan, yatak istirahati uygulamasını hastanede tercih eden, eşi ile iletişimi orta düzeyde olan gebelerin BDÖ puan ortalamaları/ortancaları daha yüksektir. Eşi çalışan, kontrole gitmeyen, bebeğinin cinsiyetini bilmeyen, tanı almış ruhsal hastalığı olan gebelerin DKE puan ortalamaları/ortancaları daha yüksektir. Geliri giderinden az, gebelik sayısı iki olan, düzenli kontrole gitmeyen, bebeğin cinsiyetini bilmeyen, tanı almış ruhsal hastalığı olan, yatak istirahati uygulamasını hastanede tercih eden ve eşi ile iletişimi orta düzeyde olan gebelerin SKE puan ortalamaları/ortancaları daha yüksektir. Duygusal durum stresörleri hem birinci izlemde, hem de ikinci izlemde BDÖ, DKE ve SKE puanlarını anlamlı yönde etkilemektedir. Aile durumu stresörleri hem birinci hem de ikinci izlemde BDÖ ve DKE puanlarını anlamlı yönde etkilemiştir. Sağlık durumu stresörleri DKE'ni birinci ve ikinci izlemde anlamlı yönde etkilemiştir. Bununla birlikte birinci izlemde SKE puanlarını da etkilemiştir. Birinci izlemde ayrılık durumu stresörleri ve sağlık profesyonelleri ile iletişim durumu stresörleri DKE'i puanlarını etkilemiştir. Araştırmadaki bu etkileme durumu stresörler arttıkça kaygı ve depresyonun arttığını göstermektedir. Bu bulgular doğrultusunda; gebelerin prenatal dönemde ruhsal sorunlarının ele alınması ve yatak istirahatinde olan gebelerin hastane stresörlerinin azaltılmasına yönelik bakımlarının planlanması önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Yüksek Riskli Gebelik, Preterm Eylem, Kaygı ve Depresyon, Hastane Stresörleri, Ebelik Bakımı.