Yahudi uluslaşma sürecinde öteki kavramı ve Mizrahi Yahudileri


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sivas Cumhuriyet Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2019

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: MURAT KARATAY

Danışman: Raci Kılavuz

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Modernite, 16. yüzyıldan bu yana Avrupa'da meydana gelen düşünce sistemine bağlı olarak sosyal, kültürel, ekonomik ve siyasi dönüşümlere yol açmıştır. Siyasi dönüşümün bir neticesi olarak ortaya çıkan uluslaşma ve ulus-devlet, siyasi örgütlenmelerin yeni bir hal almasına neden olmuşlardır. Siyasi örgütlenme, imparatorun egemenliğinin kaynağını teolojik unsurlardan değil, yönetimde artık söz sahibi olmaya başlayan halktan aldığı bir yapıya bürünmüştür. Yönetimde söz sahibi olmaya başlayan halk, bir arada bulunmuşlıklarını ve ülkelerine karşı hissetikleri aidiyet duygusunu ulus olma bilincine taşımıştır. Ulus-devletlerin kurulması ile otorite tek elde toplanarak merkeziyetçi bir yönetim tarzı uygulamaya konulmuştur. Bu bağlamda, ulus-devlette yöneticinin meşruiyet kaynağının halk olmasına karşın devletin halk üzerindeki dizayn etme, düzen sağlama ve homojenleştirme eğilimi geleneksel devlet yapısına göre oldukça etkili bir hale gelmiştir. Siyasi güç, halkın aidiyet hissini diri tutmak ve ulusal bilincin yerleşmesini sağlamak amacıyla feodal yapıda rastlanmayan şekilde halkı kültürel homojenleştirmeye tabi tutmuştur. Bu kapsamda modernite sonrasında ortaya çıkan düşünce tarzı, siyasi erkin kültürel homojenleştirmeyi uygularken en önemli dayanağı olmuştur. Halktan modern yaşam şekline intibak etmesi ve kültürünü buna göre şekillendirmesi beklenmiştir. Avrupalı Yahudilerin diğer Avrupalı toplumlara benzer şekilde modernite ile meydana gelen söz konusu dönüşümden etkilenmemeleri mümkün olmamıştır. Avrupa'nın yaşadığı dönüşüm Yahudiler açısından olumlu ve olumsuz olmak üzere iki şekilde sonuçlanmıştır: Ulus-devletlerin inşası ve uluslaşma bilincinin yer etmeye başlaması neticesinde Avrupalı Yahudiler istenmeyen toplum haline gelirken, diğer taraftan Avrupa milliyetçiliklerine karşı refleks olarak da Yahudi milliyetçiliğinin doğuşu gerçekleşmiştir. Yahudi milliyetçiliğinin diaspora milliyetçiliği olarak Avrupalı örneklerden farklı şekilde gelişmesine karşın ulus-devlet inşasının akabinde siyasi güç Yahudi ulusunu meydana getirme adına uyguladığı kültürel homojenleştirme politikasının merkezine modern Avrupalı yaşam tarzını almıştır. Homojen bir Yahudi toplumunun oluşturulması amacıyla 1950'lilerden itibaren yoğun şekilde Ortadoğu ülkelerinden göç ettirilen Mizrahi Yahudileri kurucu elitlerin sistemli olarak uyguladıkları "Absorption Policy" (Hazmetme Politikası) 'na maruz kalmışlardır. Hazmetme Politikası, Mizrahi Yahudileri'nin geri kalmış toplum yapısına sahip olduğu yönünde ayrımcı bir önyargıyla ortaya çıkmıştır. Söz konusu anlayışla uygulamaya konulan Hazmetme Politikası, Mizrahi Yahudileri'nin gelişmişlik yönünden geride kalmasına neden olmuştur. Ayrımcı politikalara maruz kalan Mizrahi Yahudiler arasında zamanla kolektif bir tepki kültürü oluşmuştur. Teorik çalışma yöntemi, tarihsel-kronolojik okuma, metin analizi ve yorumbilimsel çıkarsama yöntemleri izlenerek gerçekleştirilen bu çalışmada Aşkenazi Yahudileri'nin Mizrahi Yahudileri maruz bıraktıkları ayrımcı politikanın fikri altyapısının nedenleri, ayrımcı politikaların hangi alanlarda ortaya koyulduğu, Mizrahi kökenli Yahudileri bu politikalar karşısında gerçekleştirdikleri refleksler analiz edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Modernite, ulus-devlet, uluslaşma, Hazmetme Politikası, Aşkenazi, Mizrahi.