Fibromiyalji sendromu ve klinik bulgularının kalsitonin gen ilişkili peptit ve reseptör proteinleri arasındaki ilişki
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sivas Cumhuriyet Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2019
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: RAGIP ULVİ KORUCU
Danışman: Ahmet Karadağ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Fibromiyalji Sendromu (FMS); etyolojisi ve patogenezi tam olarak bilinmeyen, yaygın kas iskelet sistemi ağrısı ve vücudun belirli bölgelerinde ağrılı hassas noktalarla karakterize kronik bir hastalıktır. Günümüzde FMS etyopatogenezinin multifaktöryel olduğu düşünülmekte olup nörohormonal, genetik, psikolojik faktörlerin ortak etkisi ve karşılıklı etkileşimi ile ortaya çıktığı kabul edilmektedir. FMS'de ağrının santral kaynaklı olduğu ve ağrı algılama-ayarlama sisteminde bir disfonksiyonun olduğu gösterilmiştir. Hastalarda görülen allodini ve hiperaljezinin bu disfonksiyona bağlı olduğu düşünülmektedir. Nöronal hiperaktivite ve santral sensitizasyondan sorumlu olan glutamat, kalsitonin gen ile ilişkili peptit (CGRP), substans P gibi eksitatör transmitterler ve serotonin, norepinefrin gibi inhibitör nörotransmitterler ağrı modülasyonundan sorumludur. Ağrı ile CGRP arasındaki ilişkiyi inceleyen çalışmaların sayısı giderek artmaktadır. Bu çalışmalar, son yıllarda geliştirilen anti-CGRP monoklonal antikorunun, tedavi seçeneklerinin çok sınırlı olduğu kronik ağrı sendromu olan hastalarda potansiyel bir tedavi olabilmesi açısından önem arz etmektedir. Artan çalışmalara rağmen kronik ağrı ve tedavisi hala tam olarak aydınlatılamamıştır. Biz bu çalışmada FMS ve semptomlarının CGRP ve reseptör proteinleri kalsitonin reseptör benzeri reseptör (CLR), reseptör aktivitesini modifiye eden protein 1 (RAMP1) ve reseptör bileşeni proteini (RCP) arasındaki ilişkiyi incelemek amaçladık. Çalışmaya 88 FMS'li hasta ve 88 gönüllü sağlıklı dahil edildi. Tüm olguların demografik özellikleri kaydedildi. FMS'li hastalar ve kontroller uyku bozukluğu, yorgunluk, baş ağrısı, sabah yorgunluğu, göz kuruluğu, ağız kuruluğu, parestezi, konsantrasyon güçlüğü, yumuşak dokularda şişlik hissi ve ailede fibromiyalji öyküsü bulunması açısından değerlendirildi. Yapılan istatistiksel analiz sonucunda çalışmamızda, FMS hastalarında serum CGRP düzeyi kontrol grubuna göre anlamlı düzeyde yüksek bulunmuştur. FMS hastalarında CGRP serum değerlerinin kontrol grubundan yüksek olması CGRP'nin FMS etyolojisinde rol oynayabileceğini düşündürmektedir. CGRP'nin nosiseptif işlemedeki kesin mekanizmaları ve katılımı yapılan çalışmalara rağmen tam olarak açıklığa kavuşturulmamış olup bu mekanizmaların ortaya konulması, CGRP ve reseptörlerini hedef alan yeni farmakolojik tedavilerin potansiyel olarak gelişmesine yol açabileceği düşünülmektedir. FMS'li hastalarda reseptör proteini olan CLR düzeyi kontrol grubuna göre anlamlı derecede yüksek bulunurken RAMP1 düzeyi kontrol grubundan farklı değildi. Sinyal iletiminde rol alan RCP düzeyi ise FMS'li hastalarda konrol grubundan anlamlı derecede daha yüksek bulundu. Literatürde bu reseptör proteinleri ile FMS ilişkisini inceleyen herhangi bir çalışma bulunmadığından dolayı literatürle kıyaslama yapılamamıştır. FMS klinik bulguları ile CGRP, CLR, RAMP1 ve RCP arasındaki ilişki değerlendirildiğinde uyku bozukluğu, yorgunluk, baş ağrısı, sabah yorgunluğu, ağız kuruluğu, göz kuruluğu, parestezi, konsantrasyon güçlüğü ve yumuşak dokularda şişlik hissi açısından herhangi bir ilişki bulunmadı. Yalnızca konsantrasyon güçlüğü ile RAMP1 proteini arasındaki istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulundu. Sonuç olarak FMS ile CGRP, CLR ve RCP arasında anlamlı bir ilişki saptandı. FMS ile CGRP ve reseptörleri arasındaki ilişkinin ortaya konması için daha kapsamlı çalışmalara ihtiyaç vardır.