Hekimlerin örgütsel bağlılık düzeyi ile ihbarcılık (whıstleblowıng) tutumları arasındaki ilişkinin incelenmesi: bir üniversite hastanesi örneği


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sivas Cumhuriyet Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2019

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: MERVE CAN

Danışman: Hatice Ulusoy

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Örgütlerin temel amaçlarından biri varlığını devam ettirmektir. Bu durum ancak örgütsel bağlılık düzeyi yüksek çalışanlarla mümkün olabilmektedir. Rekabet ortamında devamlılığını sağlamak isteyen örgütler çalışanların bağlılığını arttırma çabalarının yanı sıra bazı etik ve/veya yasa dışı uygulamaları görmezden gelebilmektedir. İhbarcılık (whistleblowing) da; söz konusu bu uygulamaların açığa çıkarılması ile ilgili bir kavramdır. Bu çalışma, hekimlerin örgütsel bağlılık düzeyi ile ihbarcılık (whistleblowing) tutumları arasındaki ilişkinin incelenmesi amacıyla tanımlayıcı olarak yapılmıştır. Çalışmaya bir üniversite hastanesinde çalışan 149 asistan hekim katılmıştır. Veriler 'Kişisel Bilgi Formu', 'Örgütsel Bağlılık Ölçeği' ve 'İhbarcılık (whistleblowing) Ölçeği' ile toplanmıştır. İhbarcılık Ölçeğinin sonunda hekimlerin tıbbi hatalara yönelik tutumlarını ölçmek amacıyla araştırmacılar tarafından hazırlanan 8 adet açık uçlu soru da yer almıştır. Çalışmada hekimlerin devam bağlılıkları (x̄=2,87) duygusal bağlılık (x̄=2,57) ve normatif bağlılıklarına (x̄=2,49) göre daha yüksektir. İç ihbarcılık (x=3,07) ve dış ihbarcılık (x̄=1,88) tutumları ise sessiz kalma (x̄=3,65) durumuna göre daha düşük bir ortalamaya sahiptir. Ölçekler bazında hekimlerin örgüte bağlılık düzeyleri ile ihbarcılık tutumları arasında anlamlı bir ilişki saptanmamıştır ancak alt boyutlardan duygusal bağlılık düzeyleri ile iç ihbarcılık ve dış ihbarcılık tutumları arasında pozitif yönlü çok düşük bir ilişki vardır. Sosyodemografik özelliklere göre incelendiğinde kadınların duygusal bağlılık düzeyleri ve 6-10 yıldır bu kurumda çalıştığını ifade eden asistan hekimlerin dış ihbarcılık tutumları (x̄=3,50±2,12) anlamlı derecede daha yüksektir (p<0,05). İhbarcılık davranışına yönelik hekimlere yöneltilen açık uçlu sorulardan elde edilen cevaplara göre, hekimlerin çoğu (N=108) hatalı ya da yanlış uygulamalarla karşılaşmasına rağmen sessiz kalmayı(N=60) tercih etmektedir. İhbar etmenin sonucu değiştirmeyeceğinin düşünülmesi (N=30), hekimlerin çalışma arkadaşlarını koruma isteği (N=14), yasal süreçler ile uğraşmak istememe (N=10) ve olaylardan sorumlu tutulma korkusu (N=6) bu durumun en önemli nedenleri olarak gösterilmektedir. Hatalı ya da yanlış uygulamalar karşısında sessiz kalmayı tercih edenlerin sayısı çoğunlukta olsa da ihbarcılık davranışını seçen hekimler (N=48) raporlamayı örgüt içindeki kanallar yoluyla yapmaktadır. Sonuç olarak hekimlerin bağlılık düzeyleri ile ihbarcılık tutumları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki yoktur bağlılık düzeyleri orta, ihbarcılık tutumları orta düzeydedir. Araştırmada çalışanların örgütüne olan bağlılıkların artırılması, ihbarcılık tutumunun meslektaşlarına veya örgütlerine zarar verici bir durum olmadığını aksine örgüt yararına bir uygulama olduğu örgüt içinde oluşturulan politikalarla çalışanlara benimsetilebilmesi, örgüt içinde ihbarcıyı teşvik edici ve destekleyici güvenilir bir raporlama sistemi oluşturulabilmesi önerilmiştir. Anahtar Kelimeler: Örgütsel Bağlılık, Whistleblowing, Asistan Hekim