Vitrifikasyon ve ototransplantasyon sonrasında fare ovaryum dokusunun morfoloji ve üreme potansiyeli açısından değerlendirilmesi


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sivas Cumhuriyet Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, HİSTOLOJİ VE EMBRİYOLOJİ ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2014

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ERKAN GÜMÜŞ

Danışman: CELAL KALOĞLU

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

İnfertiliteye neden olan çok sayıda faktör mevcuttur. Bunlardan birisi de kanser tedavisidir. Bu hastalarda fertiliteyi korumak icin oosit, embriyo ve ovaryum dokusu dondurulması yöntemleri kullanılabilir. Ovaryum dokusunun kriyoprezervasyonu, pre-pubertal kız, genç kadınlar ve partneri olmayan kadınlar için günümüzde uygulanabilir tek yöntemdir. Ovaryum dokusu, yavaş dondurma (slow freezing) ve hızlı dondurma (vitrifikasyon) yöntemleriyle dondurulmaktadır. Bu çalışmada, vitrifikasyon yöntemiyle dondurulan fare ovaryum dokularının bir kısmı, çözüldükten sonra aynı hayvanların böbrek kapsülü altına transplante edildi. Kontrol, dondurulup-çözülmüş ve dondurulup çözüldükten sonra transplante edilen çalışma gruplarında; folliküllerin morfolojileri ve follikülogenezde, proliferasyonda ve anjiyogenezde etkin olan Ephrin B1, PDGF-α, GDF-9, Ve-kaderin ve Pecam-1 genlerinin ve gen ürünlerinin ekspresyonları RT-PCR ve immünohistokimyasal yöntemlerle belirlendi. Kontrol ve çalışma gruplarında folliküller ışık mikroskobu kullanılarak sayıldı ve istatistiksel olarak değerlendirildi. Vitrifiye edilen ovaryum dokularında primordiyal ve primer folliküllerin korunduğu ve kontrol grubuyla karşılaştırıldığında, anlamlı bir farkın olmadığını tespit ettik (p>0,05). Dondurulup-çözüldükten sonra transplante edilen ovaryum dokuları, sham grupla karşılaştırıldığında primordiyal ve sekonder folliküllerin daha iyi korunduğu ve anlamlı bir farkın olmadığını tespit ettik (p>0,05). Tüm folliküller açısından değerlendirildiğinde, folliküllerin dondurulup-çözüldükten sonra transplante edilen ovaryum dokularında sham grubundan yaklaşık %9 daha az olduğunu tespit ettik. Kontrol ve çalışma grupları arasında ekspresyonları incelenen genlerin, gen ifade düzeylerinde istatistiksel olarak anlamlı olmayan değişiklikler tespit ettik. Bu genlerin ürünlerinin hem kontrol hem de çalışma gruplarında eksprese olduklarını gösterdik. Sonuç olarak, gerek morfolojik değerlendirmelerle, gerekse PDGF-α, GDF-9, Ephrin B1, Ve-Cadherin ve Pecam-1 genlerinin değerlendirilmesiyle ovaryum dokusunun başarılı şekilde vitrifiye edildiği ve seçilen genler açısından korunduğu tespit edildi.