Yoğun bakımda sedatif ajan kullanılan hastalardaki QT intervalinin değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sivas Cumhuriyet Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Cerrahi Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2016

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ONUR AVCI

Danışman: SİNAN GÜRSOY

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Araştırmanın amacı, yoğun bakımda sedatif ajan kullanılan hastalardaki kullanılan sedatif ajanların QT intervali üzerine etkilerini araştırmaktır. Çalışma etik kurul ve hasta yakınlarının onayı alındıktan sonra, solunum yetmezliği nedeniyle yoğun bakım ünitesine alınmış, mekanik ventilatöre bağlı yaşları 30-90 arası bireylerden çalışmaya toplam 90 hasta alındı. Çalışmaya sadece sedasyon gereksinimi olan hastalar dahil edildi. Antikolinerjik, antiaritmik, vazopressör, vazodilatatör ve hipotansif ilaç kullanılan, elekrolit dengesizliği olan, hemodinamisi stabil olmayan hastalar ile edinsel ya da konjenital uzun QT sendromu olan hastalar çalışma kapsamına alınmadı. Ayrıca çalışma için onamı alınamamış ya da yakınları tarafından izin verilmeyen hastalar çalışmaya dahil edilmedi. Çalışma kapsamına alınmış olsa bile çalışma sırasında bilinç değişikliği olan, hemodinamik insitabilitesi olan ve endotrakeal tüp değişim gereksinimi olan hastalar ile antikolinerjik, antiaritmik, vazopressör ve vazodilatatör ilaç kullanılması gerekenler çalışmadan çıkarıldı. Solunum yetmezliği nedeniyle yoğun bakım ünitesine alınan hastalar solunumsal ve kardiyak monitorizasyonları sağlandıktan sonra 12 derivasyon EKG'leri çekildi, eşzamanlı olarak sistolik kan basıncı(SKB), diyastolik kan basıncı(DKB), ortalama kan basıncı(OKB), kalp atım hızı(KAH), ve periferik oksijen satürasyonu (SpO2) değerleri kaydedildi. Bu değerler baz olarak alındı. Hastalara sedasyon (midazolam, propofol veya deksmedetomidin) başlandıktan 1 ve 12 saat sonra tekrar 12 derivasyon EKG'leri çekildi ve yine eş zamanlı SKB, DKB, OKB, KAH ve SpO2 değerleri kaydedildi. EKG kayıtları 1 mV yüksekliğinde ve 25 mm/s hızında gerçekleştirildi. EKG kayıtlarındaki tüm derivasyonlar arasından en uzun QT mesafesi grupları bilmeyen 2 anestezist tarafından ölçülerek ve aynı derivasyondaki RR mesafesi ölçülerek QTc (düzeltilmiş QT) mesafesi Bazzet formülüyle hesaplandı.(QTc=QT intervali / √ RR intervali) Hesaplanan QT ve QTc değerleri kaydedildi. Gruplar arasında yaş, glaskow koma skalası ve cinsiyet açısından fark yoktu (p>0,05). Sedasyon tipinin kalp atım hızı, ortalama arteriyal basınç ve SPO2 etkisi incelendiğinde 0. ve 1. saatte değişik sedatif ajanlar arasında KAH, OAB, SPO2 yönünden istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunamadı(p>0.05). Kalp atım hızları 12. saatte değerlendirildiği zaman Deksmedetomidin grubundaki kalp atım hızının hem Midazolam hem de Propofol grubundaki kalp atım hızlarına göre istatistiksel olarak anlamlı şekilde daha düşük olduğu saptandı(p 0.05). QT mesafesi için; hem 1. hem de 12. saatte deksmedetomidinin diğer iki ajana göre QT mesafesini istatistiksel olarak anlamlı şekilde uzattığı görüldü(p<0.05). 12. saatte propofol ve midazolam gruplarındaki QT mesafeleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark olduğu gözlendi (p<0.05). OTc mesafeleri incelendiği zaman; sadece 12. saatte QTc değerlerinin değişik sedatif ajanlarla farklılık gösterdiği ve bu değişik sedatif ajanlara ait gruplarda QTc değerlerinin hepsinin birbirinden istatistiksel olarak anlamlı şekilde farklı olduğu görüldü(p<0.05). Çalışmamızda QTc'yi en fazla uzatan sedatif ajan deksmedetomidin iken, propofol QTc mesafesini kısaltarak olumlu etkinlik göstermiştir. Sonuç olarak; Dexmedetomidinin daha az hipotansiyon yapması propofole göre üstün özelliğidir. Dexmedetomidin ve midazolamın QT ve QTc mesafelerini uzatarak kardiak aritmilere sebep olabileceği için, QT mesafesi uzun hastalarda sedasyon amacıyla propofolün QT mesafesini kısaltarak deksmedetomidin ve midazolama iyi bir alternatif sedatif ajan olduğu kanaatindeyiz. Yoğun bakım sedasyonu için ilaçlar arasında tercih yaparken, hastanın klinik durumu, hemodinamik parametreleri ve kardiak monitorizasyonu dikkate alınmalıdır.