5. SINIF SOSYAL BİLGİLER ÖĞRETİMİNDE TERS YÜZ ÖĞRENMENİN AKADEMİK BAŞARI, ÇALIŞMA SORUMLULUĞU,TUTUM VE KALICILIĞA ETKİSİ


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sivas Cumhuriyet Üniversitesi, Eğitim Fakültesi, Eğitim Bilimleri Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: SONGÜL KOÇYİĞİT

Danışman: Aysel Arslan

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Bu çalışmada; 5. Sınıf Sosyal Bilgiler dersinde Ters Yüz Öğrenme ve Millî Eğitim Bakanlığı tarafından uygulanan mevcut öğrenme yönteminin öğrencilerin akademik başarıları, öğrenme ve çalışma sorumlulukları, Sosyal Bilgiler dersine yönelik tutumları ve öğrenme kalıcılıkları üzerindeki etkisinin belirlenmesi amaçlanmaktadır. Araştırma nicel araştırma yöntemleri arasında yer alan yarı deneysel desene uygun olarak yürütülmüştür. Araştırma amaçlarına uygun olarak belirlenen araştırma grupları kontrol ve deney grubu şeklinde random olarak atanmıştır. Kontrol grubunda 20 deney grubunda 19 olmak üzere çalışma 39 öğrenci ile yürütülmştür. Yarı deneysel desenin uygulanması sürecinde deney grubunda yer alan öğrencilere Ters Yüz Öğrenme ile kontrol grubunda yer alan öğrencilere mevcut uygulanan yöntemle dersler işlenmiştir. Araştırma gruplarında yer alan öğrencilerin akademik başarıları, öğrenme ve çalışma sorumlulukları ve Sosyal bilgiler dersine ilişkin tutumlarında oluşabilecek değişimlerin belirlenmesi ve karşılaştırılması amaçlanmıştır. Bu çalışmada elde edilen tüm bulgular birlikte ele alındığında 5. sınıf sosyal bilgiler dersinde Ters Yüz Öğrenme yönteminin uygulanmasının öğrencilerin akademik başarıları, derse yönelik tutumları, öğrenme ve çalışma sorumlulukları üzerinde etkisinin olduğu sonucuna ulaşılmaktadır. Ayrıca halihazırda kullanılan mevcut öğrenme yöntemimnin de öğrencilerin akademik başarıları ve tutumları üzerinde etkii olduğu ancak çalışma ve öğrenme sorumlukları üzerinde istatistiksel olarak etkli olmadığı belirlenmiştir. Ters Yüz Öğrenme ve mevcut öğrenme yöntemleri karlaştırıldığında ise Ters Yüz Öğrenme yönteminin öğrencilerin akademik başarı, öğrenme ve çalışma sorumlukları üzerinde daha etkli olduğu belirlenmiştir. Özellikle Covid 19 pandemisi sonrasında gittikçe yaygınlaşan dijital öğretim süreçlerinin olumlu ve olumsuz etkilerinin yapılan çalışmalarla ortaya konulması önem arz etmektedir. Bu sayede öğretim programı tasarımcıları, eğitim yöneticileri, öğretmenler, öğrenciler ve eğitimin diğer paydaşları bu süreç hakkında nesnel bilgiye ulaşma imkânı bulmaktadır. Özellikle dijital yerli olarak adlandırılan günümüz öğrencilerinin kalıplaşmış sınıf ortamlarında sıkıldıkları görülmektedir. Çok hızlı bir devinime sahip dijital araçlara alışan bu nesil yavaş ilerleyen süreçlere tepki göstermektedir. Bu noktada dünyadaki birçok devlet dijital platformları diğer birçok aktivitesinin yanı sıra eğitim için de kullanmaya yönelmektedir. Dijital ortamlarda verilen eğitimin başarılı olmasında yapılan çalışmalarla ortaya konulan olumsuz tarafların giderilmesi gerekmektedir. Bu konuda öğretmenlerin yeterliklerinin artırılması büyük önem arz etmektedir. Günümüz öğretmenlerinin büyük bir kısmının dijital göçmen statüsünde olan 2000 öncesi doğumlular olduğu dikkate alındığında yeni yetişen neslin ihtiyaçlarını karşılamakta büyük oranda eksiklikleri olan birçok öğretmenin olduğu kabul edilebilir. Gerek hizmet öncesindeki aday öğretmenlerin eğitim süreçlerinde gerekse hizmet veren öğretmenlerin aldıkları hizmet içi eğitimlerde teknolojiye yönelik eğitimler artırılmalıdır.