DEPREMİN TAŞINMAZ SATIN ALMA TERCİHLERİNE ETKİSİNİN ÇOK KRİTERLİ KARAR VERME TEKNİKLERİ İLE DEĞERLENDİRİLMESİ: KONYA İLİ ÖRNEĞİ


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sivas Cumhuriyet Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, Taşınmaz Değerleme ve Geliştirme, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2026

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ÖMER ARSLAN

Danışman: Gülay Demir

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Deprem riski, günümüzde taşınmaz tercihlerini yalnızca fiziksel güvenlik parametreleriyle değil; aynı zamanda sosyal algı, psikolojik güvenlik ve ekonomik dinamikler açısından da dönüştüren stratejik bir belirleyici haline gelmiştir. Bu çalışma, deprem sonrası Konya'daki taşınmaz tercihlerinin değerlendirilmesine yönelik olarak belirsizlik içeren karar verme ortamlarında uygulanabilecek bütünleşik ve iki boyutlu bir bulanık çok kriterli karar verme (ÇKKV) modeli geliştirmeyi amaçlamaktadır. Model, Türkiye'nin Konya il merkezi özelinde uygulanmış olup Bulanık MAXC (MAXimum of Criterion), Bulanık Bonferroni Ortalama ve Bulanık TODIFFA (TOtal DIFFerential of Alternative) yöntemleri bir araya getirilerek özgün bir çerçeve sunulmuştur. Çalışmanın ilk aşamasında, Delphi tekniği ile uzman görüş birliği sağlanarak, mühendislik ve fiziksel güvenlik, algı ve psikolojik güvenlik ile geleneksel piyasa ve güvenilirlik temelli olmak üzere üç ana kriter grubu altında sekiz ana kriter belirlenmiştir. Bu kriterler, genel önem ve depremden etkilenme şiddeti (baskılama derecesi) olmak üzere iki boyutta ele alınmıştır. Kriterler, inşaat mühendisliği, mimarlık, şehir planlama, gayrimenkul değerleme, jeoloji ve sosyoloji gibi farklı uzmanlık alanlarına sahip karar vericiler tarafından değerlendirilmiştir. Kriter ağırlıkları, Bulanık MAXC yöntemi ile hesaplanırken; taşınmaz alternatiflerinin sıralaması Bulanık TODIFFA yöntemi ile gerçekleştirilmiştir. Değerlendirme kapsamında beş farklı konut alternatifi (Yeni Bina-Meram, Orta Yaş Bina-Karatay, Kentsel Dönüşüm Bekleyen Bina-Selçuklu, Yeni Bina-Selçuklu Çevreyolu, Yeni Proje-Şehrin Çevresi) karşılaştırılmıştır. Elde edilen bulgular, genel önem açısından "Zemin Güvenliği" kriterinin en yüksek ağırlığa sahip olduğunu, depremden etkilenme şiddeti açısından ise "Kat/Yükseklik Algısı" kriterinin en baskın rolü üstlendiğini ortaya koymuştur. Geleneksel kriterler olan Fiyat Uygunluğu ve Konum Avantajı ise göreli önem kaybına uğramıştır. Alternatiflerin sıralamasında, "Yeni Proje-Şehrin Çevresi" her iki boyutta da en yüksek önceliği alırken, bunu "Yeni Bina-Selçuklu Çevreyolu" takip etmiştir. Duyarlılık analizleri, modelin sağlam ve tutarlı bir yapı sergilediğini göstermiştir. Ayrıca, önerilen yöntemin sonuçları, literatürde sıkça kullanılan bulanık TOPSIS, bulanık CoCoSo, bulanık WASPAS ve bulanık MARCOS yöntemleriyle karşılaştırılmış ve yüksek düzeyde uyum gösterilerek modelin güvenilirliği doğrulanmıştır. Bu çalışma, deprem riskinin konut tercihleri üzerindeki karmaşık ve çok boyutlu etkisini değerlendirmeye yönelik belirsizliğe duyarlı, esnek ve uygulanabilir bir karar destek aracı sunarak hem literatüre teorik katkı sağlamakta hem de yerel yönetimler, planlamacılar ve gayrimenkul sektörü için pratik bir yol haritası oluşturmaktadır. Geliştirilen model, benzer deprem riski ve konut pazarı dinamikleriyle karşı karşıya olan diğer şehirlerde de uygulanabilecek potansiyele sahiptir.