Cumhuriyet Üniversitesi Edebiyat Fakültesi ögrencilerinin toplumsal cinsiyet rollerine göre şiddet eğilimi üzerine olan sosyal algılarının araştırılması


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sivas Cumhuriyet Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Antropoloji Anabilim Dalı, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2018

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: GİZEM ÇINAR

Danışman: ÇAĞDAŞ DEMREN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Bu yüksek lisans tezi üniversite öğrencilerinin şiddet eğilimlerini ve toplumsal cinsiyet rollerine ilişkin tutumlarını çeşitli değişkenler açısından incelemek için yapılmıştır. Günlük yaşantımıza sıklıkla kullandığımız cinsiyet ve toplumsal cinsiyet kavramları birbiri yerine kullanılsa da farklı anlamı olan iki kavramdır. ''Cinsiyet''kişinin kadın ya da erkek olarak gösterdiği genetik, fizyolojik ve biyolojik özellikleri olarak tanımlanmaktadır. ''Toplumsal cinsiyet''kavramı ise, kadın ve erkeğin sosyal olarak belirlenmiş kişilik özelliklerini, rol ve sorumluluklarını ifade etmektir. Bu nedenle toplumsal cinsiyet kavramının tanımında biyolojik farklılıklar değil kadın ve erkek olarak toplumun bizi nasıl gördüğü, nasıl algıladığı, nasıl düşündüğü, nasıl davranmamızı beklediği ile ilgili değerler beklentiler yargılar ve roller bulunmaktadır. Gerek bireylerin gerekse de grupların içinde bulunduğu toplumda kimliklerini koruyabilmeleri için topluma uyum sağlamaları ve aynı zamanda toplumdan kabul görmeleri önemlidir. Burada toplumun bireylere ve gruplara yüklemiş olduğu birtakım roller ve sorumluluklar söz konusudur. Bu açıdan bakıldığında birçok toplumda kişilere yüklenen roller ve sorumluluklar toplumsal cinsiyet rolleri gereği kadın ve erkek olarak ayrılmaktadır. Kadın ve erkeğe göre farklılaşan toplumsal cinsiyet rollerinin cinsiyet kalıp yargıları ya da geleneksel olarak kabul edilen rolleri içerdiği söylenebilir. Bununla beraber kadınlara pasif edilgen rolü uygun görülürken; erkeklere aktif etken rolü uygun görülmektedir. Toplumsal cinsiyet rollerinin yansımasını başta çalışma hayatında ve aile hayatında olmak üzere her alanda görmek olasıdır. Toplumsal cinsiyet rollerinin aile yansımasına bakıldığında kadına her alanda karşısına çıkan sorunlar karşısında kabullenme, sessiz kalma,özellikle evlilikle ilgili olarak karşıdan gelen her şeyi kabullenme uygun görülürken, erkeğe sert tartışma yapma gerektiğinde fiziksel ya da psikolojik şiddet uygulama gibi davranışlar uygun görülmektedir. Bu durum erkek egemen toplumdan kaynaklanabilir. Bu anlamda karşımıza en çok kadın ve çocukları etkileyen şiddet kavramı çıkmaktadır. Şiddet birçok formu dikkate alınarak çeşitli tanımlamaları yapılabilecek bir kavramdır. Dünyanın birçok yerinde olduğu gibi Türkiye'de de giderek önem kazanan konulardan biri olmuştur. Her geçen gün artan şiddet olayları mutsuz çiftlerin sayısının artmasına, bununla birlikte boşanmaların ve psikolojik, ekonomik ve toplumsal sorunlarında artmasına yol açmaktadır. Bu bağlamda şiddet bir halk sağlığı sorunu olarak karşımıza çıkmaktadır ve buna ilişkin çalışmaların artırılması oldukça önemlidir. En çok kadınları ve çocukları hedef alan ve toplumun en önemli problemlerinden biri olan şiddeti sadece bir nedene bağlı olarak değil, aynı zamanda bireysel ilişkiler, sosyal ve toplumsal etkenler gibi birçok faktörü içine katarak ele almak gerekmektedir Araştırmanın örneklemini Cumhuriyet Üniversitesi Edebiyat Fakültesinin çeşitli bölümlerinde okuyan 350 öğrenci oluşturmuştur. Edebiyat Fakültesi'nde yer alan bölümlerden kaç bireyin örnekleme alınacağı bulunurken, Tabakalı Örnekleme yöntemi kullanılmış ve bireyler her fakültelerde ki öğrenci sayısına göre, orantılı seçim yöntemi kullanarak yapılmıştır. Cinsiyet, yaş, ailenin aylık geliri, anne baba eğitimi, aileden alınan sosyal destek, aile içi şiddete maruz kalma ve aile içi şiddete şahit olma gibi değişkenler ele alınarak öğrencilerin şiddet eğilimleri ve toplumsal cinsiyet rollerine ilişkin tutumları değerlendirilmiş ve iki ölçek puanı arasındaki ilişki incelenmiştir. Araştırmada bireylerin sosyo demografik ve sosyal özeliklerini belirlemek için literatür taranarak anket formu hazırlanmış ve Toplumsal Cinsiyet Rolleri Tutum Ölçeği (TCRTÖ) ve Şiddet Eğilim Ölçeği (ŞEÖ) kullanılarak araştırma verileri yüz yüze görüşme yöntemi ile elde edilmiştir.