Popülizm Kavramının Türkiye'de Merkez Sağ ve Sol Siyasetinde İncelenmesi: Demirel ve Ecevit Popülizmi


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sivas Cumhuriyet Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: CEMALETTİN ÇAĞRI KARADAĞ

Danışman: Fatih Ertugay

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Bu çalışmada popülizm gerek siyaset bilimi gerekse de toplumsal dinamikler açısından tartışmalı bir kavram olarak ele alınmış; siyasi, ekonomik ve sosyal yapılarda bıraktığı derin izler incelenmiştir. Çalışmanın amacı, popülizmin Türk siyasal hayatındaki tarihsel çıkış noktalarını ve Cumhuriyet dönemiyle birlikte siyasal hayata etkilerini irdeleyerek, popülizmin yalnızca sağ siyasi akımlara özgü olduğu yönündeki yaygın kanıyı eleştirmektir. Bu bağlamda, popülizmin sol siyasi akımlarda da var olabileceği değerlendirilmiş ve Türk siyasal hayatında popülizmin hem merkez sağ hem de merkez sol kanatta yer alabileceği hususu detaylı bir şekilde analiz edilmiştir. Bu açıdan çalışma, Süleyman Demirel ile Bülent Ecevit'in popülist stratejilerini karşılaştırmalı bir şekilde ele almaktadır. Öte yandan demokratik süreçlerde olumlu ve olumsuz etkileriyle öne çıkan popülizmin, kesin ve evrensel bir tanıma sahip olmaması, çalışmanın ana temasını oluşturan bir diğer husustur. Halkın taleplerini doğrudan siyasete taşıyan bir araç ya da toplumsal kutuplaşmayı derinleştiren bir söylem olarak değerlendirilebilmesi, popülizmin tarihsel dönüşümlerinin ve siyasal sistemlerle etkileşimlerinin anlaşılmasını zorunlu kılmıştır. Çalışmanın birinci bölümünde, popülizmin tarihsel gelişimi ve literatürdeki farklı yaklaşımlar ele alınarak, popülizmin bir söylem, strateji ya da tarz olarak tanımlanıp tanımlanamayacağı tartışılmıştır. Elit karşıtlığı ve halk temsili vurgusu analiz edilirken, popülizmin hem sağ hem de sol ideolojilere nasıl eklemlendiği değerlendirilmektedir. II. Dünya Savaşı sonrası siyasi gelişmelerin, popülizmi küresel ölçekte dikkat çeken bir kavram haline getirdiği vurgulanmaktadır. İkinci bölümde ise demokrasinin tarihsel gelişimi ve popülizmle ilişkisi ele alınmıştır. Popülizmin, demokratik süreçleri güçlendiren bir halk katılımı mekanizması mı yoksa demokratik normları tehdit eden bir unsur mu olduğu, literatürdeki farklı görüşler ışığında tartışılmıştır. Bu bağlamda, popülizm ve demokrasi arasındaki ilişkinin müspet ve menfi etkileri analiz edilmiştir. Son bölümde, Tanzimat Dönemi'nden itibaren Türk siyasal hayatında popülizmin izleri sürülmüş ve Demokrat Parti'nin popülist söylemlerinin toplumsal taban üzerindeki etkileri analiz edilmiştir. Tek Parti Dönemi'ndeki halkçılık anlayışı, halkı mobilize etme aracı olarak değerlendirilmiş, çok partili dönemde popülizmin dönüşümü ele alınmıştır. Süleyman Demirel ve Bülent Ecevit'in popülist stratejileri, popülizmin yalnızca sağ ideolojilere özgü olmadığını, sol ve merkez sol siyasi hareketlerde de etkili olduğunu ortaya koymuştur. Böylece popülizmin Türkiye'deki farklı ideolojik yelpazelerdeki etkisi, toplumsal dinamikleri nasıl şekillendirdiği iki çarpıcı örnek üzerinden ele alınmıştır. Anahtar Sözcükler: Türkiye'de Popülizm, Sağ ve Sol Popülizm, Demokrasi ve Popülizm, Süleyman Demirel, Bülent Ecevit