Elazığ merkez ilçe ve merkez ilçelere bağlı köylerde bulunan tescilli camiler
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sivas Cumhuriyet Üniversitesi, İlahiyat Fakültesi, İslam Tarihi ve Sanatı Böl., Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: SEYHAN KARAHAN
Danışman: Ebubekir Sıddık Yücel
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Tarih boyunca insanlar barınma, emniyet, güvenlik ulaşım gibi ihtiyaçlarını karşılayabilmek için bu ihtiyaçlara yönelik çeşitli yapılar inşa etmişlerdir. Bu durum insanlık tarihi boyunca devam etmiş ve zamanla bu yapıların fonksiyonel değerlerinin ötesinde, bu yapıların mimari olarak kendi öz değerlerine sahip oldukları düşüncesi gelişmiştir. Anadolu, tarih boyunca medeniyetlerin kurulmasında ve gelişmesinde önemli bir yere sahip olmuştur. Birçok medeniyet Anadolu toprağından gelip geçerken kendine özgü eserleriyle yapılar inşa etmişlerdir. Elazığ Harput civarı bir çok tarihi ve mimari örneklere sahiptir. Elazığ'ın bu kendine özgü eserleri dinî ve mimari anlamda kentin önemini temsil etmektedir. Bu yapılar Elazığ'ın tarihi, coğrafi konumu, kent mimarisi, arkeolojisi gibi sahip olduğu zenginlikleriyle varlığını daima sürdüre gelmiştir. Elâzığ-Harput civarı geçmişten günümüze kadar köklü bir geçmişe sahip olmuştur. Harput kaynakların da bu bölgenin Hurriler, Asurlular, Urartular, Medler, Persler, Parslar, Sasaniler, Ermeniler, Abbasiler, Selçuklular, Safeviler, Moğollar , Beylikler ve Osmanlılar zamanında önemli bir yerleşim yeridir. Bu öneminden dolayı pek çok medeniyet için stratejik öneme sahiptir. Dinî ve sivil mimari örneklerden olan tarihi camiler kendine has mimari tipolojiye ve bir dizi teknik şartlara sahip ayrı bir yapı olarak inşa edilmiştir. Bu yapılar İslam'ın birinci yüzyıllarında ortaya çıkmıştır. Camiler müslümanlar için önemli bir yere sahiptir. Müslümanlar fetih topraklarında Basra, Kûfe, Fustat ve Kayrevan gibi şehirlerde inşa edilmiştir. Söz konusu bu şehirlerde ilk önce cami ve dârü'l-imara inşa edilmiştir. Daha sonra bu iki yapının etrafında mahalleler oluşmaya başlamıştır. Erken Osmanlı veya Erken Osmanlı Beyliği Dönemlerini kapsayan zaman içinde yapılan çalışmalarda, genellikle kuruluştan itibaren, İstanbul'un fetih tarihi olan 1453 yılına kadar ki dönemi kapsar. Ancak son yıllarda tamamlanan bazı çalışmalarda, bu zamanın 1500 yılına kadar uzatıldığı görülmektedir. Pek çok medeniyete ev sahipliği yapmış kentlerin kurulmasında bu kentlerin yerleşim yerlerin uygun olarak seçilmesi ve yerlerinin bölgedeki ulaştırma şebekesini denetleyebilecek biçimde olmasıdır. Anadolunun birçok yerinde inşa edilen bu kentler zamanla önemli ticaret merkezinin gelişmesinde rol almışlardır. Ticari gelişimle beraber mimaride de önemli gelişimler görülmüştür. Vakıflara ait taşınmaz malların Anadolu'nun birçok yerinde ticaret merkezinin gelişmesinde önemli bir rol oynamışlardır. Ticaret merkezindeki kentler birbirine kara yoluyla bağlıdır. Ticaretin gelişmesi için yerli pazarların cuma günleri kurulması özelikle tercih edilmiş bu nedenle camisi olmayan yerleşim bölgelerinde yaşayan köylülerin ibadet ve alışverişi bir arada yapmak için kentte gelmeleri zorunlu olmuştur. Bu durum mimari ve ticari gelişimi beraberinde getirmiştir. Bu da vakıfların kent merkezleri için hem maddi hem de manevi olarak önemli bir yere sahip olduğunu göstermektedir. Cumhuriyet Dönemi öncesinde koruma; taşınabilir eserlerin, anıtsal yapıların ve sınırlı olarak da arkeolojik alanların korunması gibi noktasal ölçekte ve bireysel girişimler ile gelişmektedir. Eski eserlerin, geçerli sayılan koruma ilkeleri doğrultusunda, korunmaları için gerekli ilk adım; nitelikli bir araştırma ve belgeleme çalışması ile,eserin mevcut durumunun ve ihtiyaçlarının tespit edilmesidir. Tespitlere dayanılarak ve devletin imkânları göz önüne alınarak, örnek durumda olan ve ait olduğu dönemin özelliklerini yansıtan yeteri kadar eser, korunması gerekli kültür varlığı olarak tescil edilir. Tescil belgesi ile birlikte koruması gerekli taşınır kültür varlığını elinde bulunduran malik; malın korunmasından ve güvenliğinin sağlanmasından bizzat sorumludur. Çalışmamız kapsamında yer alan Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu ile Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu tarafından tescil edilen camiler adı altında ele aldığımız Elâzığ Merkez İlçe ve Merkez İlçelere Bağlı Köylerde Bulunan Tescilli Camilerimizin yalnızca bugünkü durumlarını ele almakla kalmayıp geçmişten bu güne kadar geçirdikleri tadilatlar ve tescil aşamaları üzerinde durulmuştur.