Süt di̇şleri̇ndeki̇ okluzal çürükleri̇n teşhi̇si̇nde geleneksel ve yeni̇ geli̇şti̇ri̇len yöntemleri̇n etki̇nli̇kleri̇ni̇n araştirilmasi


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sivas Cumhuriyet Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, RESTORATİF DİŞ TEDAVİSİ ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2015

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ARZU KOÇKANAT

Danışman: MURAT ÜNAL

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Bu çalışmanın amacı süt dişlerindeki okluzal çürüklerin teşhisinde geleneksel ve yeni geliştirilen yöntemlerin etkinliklerini hem in vivo hem de in vitro koşullarda araştırmaktır. Çalışmada 9-12 yaş arası çocukların daimi diş indifasına bağlı olarak düşme zamanı gelmiş, radyografik olarak da çekim endikasyonu konulmuş 1. ve 2. süt molar dişleri kullanıldı. Makroskobik olarak sağlıklı görünen, fissür renklenmesi bulunan ve okluzal yüzeyde önemsiz derecede yıkım bulunan dişler çalışmaya dahil edilirken florozisli, hipoplazik veya dolgulu dişler çalışmaya dahil edilmedi. 2 farklı gözlemci 120 adet süt dişini görsel muayene, radyografik muayene, DIAGNOdent pen, CarieScan PRO, SoproLife kamera kullanılarak önce ağız içerisinde in vivo olarak değerlendirdi. Daha sonra dişler çekildi ve +40C de salin solüsyonunda 2 hafta bekletildi. Ardından gözlemciler radyografik muayene dışındaki diğer tüm teşhis yöntemlerini kullanarak dişleri in vitro olarak değerlendirdi. Bu değerlendirmeden 2 hafta sonra tüm dişler tekrar değerlendirildi. Ardından dişlerden isomet cihazı ile su soğutması altında bukkolingual yönde kesitler alındı ve stereomikroskopta incelendi. Downer's histolojik kriteri altın standart olarak kabul edildi. SPSS 16.0 versiyonu ile her bir yöntem için tüm çürükler ve dentin çürüğü için duyarlılık, seçicilik, pozitif kestirim değeri, negatif kestirim değeri, doğruluk ve ROC eğrisi altında kalan alanlar hesaplanmıştır. Gözlemci içi ve gözlemciler arası uyumluluk değerleri için Cohen's kappa analizi ve Intraclass Correlation Coefficient (ICC) yapıldı. Tüm yöntemlerin hem kappa hem ICC değerlerine göre gözlemci içi ve gözlemciler arası uyumluluğu yüksek bulunmuştur. In vivo koşullarda D1 ve D3 eşik değerlerinde en yüksek duyarlılık değerlerini ICDAS II ve SoproLife kamera verirken, en düşük duyarlılık değerini radyografik muayene vermiştir. In vitro koşullarda D3 eşik değerinde en yüksek duyarlılık değerlerini ICDAS II ve SoproLife kamera verirken, en düşük duyarlılık değerini CarieScan PRO vermiştir. Genel olarak tüm metotlar yüksek spesifite göstermiştir. Sonuç olarak ICDAS II yöntemi süt dişleri okluzal çürüklerinin teşhisinde tek başına yeterli görünmektedir. SoproLife kamera ise lezyonun görüntülenmesi, takibi, hastaya sağladığı motivasyonlar açısından kullanılabilir.