Rejyonel blok ile üst ekstremite cerrahi operasyonu geçirecek hastalarda kan methemoglobin düzeylerinin karşılaştırılması


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sivas Cumhuriyet Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Cerrahi Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2015

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: GÖKHAN ASAN

Danışman: AHMET CEMİL İSBİR

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

RİVA (rejyonel intravenöz anestezi) ve aksiller blok üst ekstremite cerrahisinde yaygın olarak kullanılan rejyonel anestezi yöntemleridir. Bu yöntemler sırasında kullanılan lokal anestezik ilaçlar methemoglobinemiye neden olabilmektedir Çalışmamızda RİVA ve aksiller blok uygulanan üst ekstremite cerrahilerinde pulse ko-oksimetre (Radical 7 Masimo, USA) ile methemoglobin düzeylerinin noninvaziv olarak ölçülmesi, lokal anestezik maddeye bağlı olarak gelişebilecek methemoglobineminin erken tanısı ve buna bağlı gelişebilecek komplikasyonların önlenebilmesini amaçladık. Bu çalışma etik kurul onayı ve hastaların yazılı onamı alındıktan sonra Cumhuriyet Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalı tarafından 2014 Ocak-Aralık döneminde el, el bileği, ön kol bölgesinden ameliyat edilen, Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı tarafından anestezi yöntemi olarak aksiller blok veya RİVA (rejyonel intravenöz anestezi) uygulanmış ASA ("American Society of Anesthesiologists") I-III grubu 18-70 yaş arası 48 hastada onayları alındıktan ve gerekli bilgi verildikten sonra yapıldı. Hastalarda rejyonel anestezi yöntemi yapılacak ameliyatın süresine göre seçildi. I. gruba (n=24) % 2 lik prilokainden 5 mg/kg dozda uygulanarak ultrason ve nörostimülasyon tekniği ile aksiller blok yapıldı. II. gruba (n=24) % 2 lik prilokainden 3 mg/kg dozda uygulanarak RİVA (rejyonel intravenöz anestezi) yapıldı. Ameliyat öncesi ve sırasında anestezi monitörü ile kalp atım hızı (KAH), DII derivasyonunda elektrokardiografileri (EKG), noninvaziv sistolik kan basıncı (SKB), diyastolik kan basıncı (DKB) ve ortalama arteryal kan basınçları (OAB) ve periferik oksijen saturasyonları (SpO2) takip edildi. Tüm hastalara ayrıca pulse ko-oksimetre ile bazal methemoglobin değerleri ölçülerek kaydedildi.Bu ölçümler I.gruptaki hastalarda 0., 30., 60., 90., dakikalarda yapıldı. II.gruptaki hastalardaki ölçümler 0., 30., 60., 90., dakikalarda ve turnike çıkarıldıktan sonra 30. dk yapıldı. Tüm hastalar operasyon süresince ve post-operatif dönemde lokal anestezik toksitesi (bulantı, kusma, kulak çınlaması, ağızda metalik tat, ağız çevresinde karıncalanma, dilde uyuşma hissi, baş dönmesi, bilinç değişiklikleri) ve methemoglobinemi (siyanoz, taşikardi, bulantı-kusma, solunum sıkıntısı, bilinç değişikliği) bulguları açısından takip edildi. Çalışmaya alınacak hastalardan ayrılmak isteyenler, ek cerrahi veya anestezik işlem yapılanlar, komplikasyon gelişen hastalar ve koopere olmayan hastalar çalışma dışı bırakıldı. Çalışmamızdan elde edilen veriler SPSS (ver: 22.0) programına yüklendi. Verilerin değerlendirilmesinde parametrik test varsayımları yerine getirildiğinde (Kolmogorof–Simirnov) bağımsız gruplarda iki ortalama arasındaki farkın önemlilik testi ve khi-kare testi uygulandı. Verilerin grup içi değerlendirilmesinde parametrik test varsayımları yerine getirildiğinde tekrarlı ölçümlerde varyans analizi ve Bonferoni testi uygulandı ve yanılma düzeyi 0,05 olarak alındı. Hastaların değişik zamanlarda ölçülen SKB, DKB, OAB değerleri karşılaştırıldığında gruplar arası farklılık önemli bulundu. (p<0,05) Hastaların değişik zamanlarda ölçülen KAH ve SpO2 değerleri karşılaştırıldığında gruplar arası farklılık önemsiz bulundu. Gruplarda değişik zamanlarda ölçülen SKB, DKB, OAB, KAH değerleri grup içi karşılatırıldığında her iki grupta klinik olarak anlamlı olmayan düşme tespit edildi. Hiçbir hastada SpO2 değeri % 95 in altına düşmedi. Hastaların hiçbirinde lokal anesteziğe bağlı toksisite ve methemoglobinemi bulgusu saptanmadı. Hastaların değişik zamanlarda ölçülen methemoglobin düzeyleri gruplar arası ve grup içi karşılaştırıldığında farklılık önemli bulunmuştur. (p<0,05) I.grupta hastalar grup içi karşılaştırıldığında en yüksek ortalama methemoglobin düzeyi % 6.52 idi ve 90. dk da tespit edilmiştir. II. grupta en yüksek ortalama methemoglobin düzeyi %2.02 idi ve bu değer turnike çözüldükten sonra 30.daki tespit edilmiştir. Sonuç olarak aksiller blok yapılan hastalarda RİVA uygulanan hastalara göre methemoglobin düzeyi tüm ölçüm zamanlarında daha yüksek tespit edilmiştir. Çalışmamızda prilokain, hiçbir hastanın hemodinamisinde klinik olarak anlamlı bir değişiklik oluşturmamıştır.