Doğu Anadolu fay zonu (DAFZ)'nun Pütürge ve Erkenek segmentleri ile Sürgü Fayı'nın deformasyonunun jeodezik yöntemlerle incelenmesi
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sivas Cumhuriyet Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, GEOMATİK MÜHENDİSLİĞİ ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ŞEYMA METİN
Danışman: Fatih Poyraz
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Ülkemizin tektonik aktivitenin yüksek olduğu bir bölgede yer alması yer kabuğu deformasyonlarını belirlemeye yönelik çalışmaları önemli bir araştırma konusu yapmaktadır. Yer kabuğu deformasyonlarını belirlemek için yapılan araştırmalarda farklı disiplinler tarafından farklı yöntemler kullanılmaktadır. Bu disiplinlerden biri olan jeodezi, yeryüzünde meydana gelen deformasyonları belirlemede önceleri klasik yöntem olarak kabul edebileceğimiz yöntemleri kullanırken teknolojik gelişmelere paralel olarak kullandığı yöntemleri de geliştirmiş uzaysal yöntemleri (GNSS, InSAR, SLR, VLBI) kullanmaya başlamıştır. Uzaysal yöntemlerden GNSS (Küresel Konumlama Uydu Sistemi) ve InSAR (İnterferometrik Yapay Açıklıklı Radar) tekniği günümüzde sağladıkları kolaylıklarla deformasyon belirleme çalışmalarında araştırmacılar tarafından sıkça tercih edilmektedir. GPS için yatay bileşenlerin belirlenmesinde doğruluk yüksek iken, InSAR tekniğinde düşey bileşenin belirlenmesinde doğruluk yüksektir (Hanssen, 2001). Bu nedenle GNSS ve InSAR kabuk deformasyonlarını izlemede birbirini tamamlayıcı niteliktedir. Tez çalışması kapsamında ülkemizin ikinci en büyük fay yapısı olarak addedilen Doğu Anadolu Fay Zonu (DAFZ)'nun Pütürge ve Erkenek Segmentleri ile Sürgü Fayı'na (Duman ve Emre, 2013) ait deformasyon GNSS-PPP ve InSAR tekniği kullanılarak belirlenmeye çalışılmıştır. InSAR tekniği ile değerlendirmede Sentinel-1 uydu radar görüntüleri kullanılmış, görüntülerin değerlendirilmesi ise açık kaynak kodlu yazılım LiCSBAS ile yapılmıştır. Değerlendirme sonucu bulunan LOS (Uydu Ülkemizin tektonik aktivitenin yüksek olduğu bir bölgede yer alması yer kabuğu deformasyonlarını belirlemeye yönelik çalışmaları önemli bir araştırma konusu yapmaktadır. Yer kabuğu deformasyonlarını belirlemek için yapılan araştırmalarda farklı disiplinler tarafından farklı yöntemler kullanılmaktadır. Bu disiplinlerden biri olan jeodezi, yeryüzünde meydana gelen deformasyonları belirlemede önceleri klasik yöntem olarak kabul edebileceğimiz yöntemleri kullanırken teknolojik gelişmelere paralel olarak kullandığı yöntemleri de geliştirmiş uzaysal yöntemleri (GNSS, InSAR, SLR, VLBI) kullanmaya başlamıştır. Uzaysal yöntemlerden GNSS (Küresel Konumlama Uydu Sistemi) ve InSAR (İnterferometrik Yapay Açıklıklı Radar) tekniği günümüzde sağladıkları kolaylıklarla deformasyon belirleme çalışmalarında araştırmacılar tarafından sıkça tercih edilmektedir. GPS için yatay bileşenlerin belirlenmesinde doğruluk yüksek iken, InSAR tekniğinde düşey bileşenin belirlenmesinde doğruluk yüksektir (Hanssen, 2001). Bu nedenle GNSS ve InSAR kabuk deformasyonlarını izlemede birbirini tamamlayıcı niteliktedir. Tez çalışması kapsamında ülkemizin ikinci en büyük fay yapısı olarak addedilen Doğu Anadolu Fay Zonu (DAFZ)'nun Pütürge ve Erkenek Segmentleri ile Sürgü Fayı'na (Duman ve Emre, 2013) ait deformasyon GNSS-PPP ve InSAR tekniği kullanılarak belirlenmeye çalışılmıştır. InSAR tekniği ile değerlendirmede Sentinel-1 uydu radar görüntüleri kullanılmış, görüntülerin değerlendirilmesi ise açık kaynak kodlu yazılım LiCSBAS ile yapılmıştır. Değerlendirme sonucu bulunan LOS (Uydu Bakış Doğrultusu) yönündeki hızlara ayrıştırma (decompose) işlemi yapılmış yatay ve düşey hızları bulunmuştur. Ayrıştırma işlemi sonucu bölgede yatay ve düşey hız değerlerinin -/+20 mm/yıl arasında olduğu görülmüştür. GNSS-PPP tekniği ile değerlendirme için çalışma bölgesinde seçilen TUSAGA-Aktif ağına ait Adıyaman ve Malatya illerinde bulunan ADIY ve MALY istasyonlarının gözlem verileri çevrimiçi değerlendirme servislerinden CSRS-PPP ile analiz edilmiştir. Değerlendirme sonrası istasyonların hızları, MALY istasyonu için doğu (east) bileşeninde ~ 12 mm/yıl, kuzey (north) bileşeninde ~ 23 mm/yıl ve yukarı/aşağı (up) bileşeninde -1.2 mm/yıl, ADIY istasyonu için doğu (east) bileşeninde ~18 mm/yıl, kuzey (north) bileşeninde ~25 mm/yıl ve yukarı/aşağı (up) bileşeninde ~0.7 mm/yıl olarak bulunmuştur. İstasyonlar için bulunan hız değerleri NGL (Nevada Geodetic Laboratory) ve HGM (Harita Genel Müdürlüğü) değerleri ile karşılaştırılmış ve tez kapsamında bulunan hız değerlerinin bu değerlerle uyumlu ve yaklaşık aynı değerleri verdiği görülmüştür. GNSS-PPP ve InSAR teknikleri kullanılarak elde edilen hız değerlerinin karşılaştırılması yapılmış ve hız değerlerinin anlamlılıkları t-dağılımı ile test edilmiştir. Tez çalışmasında iki istasyon noktası kullanılarak karşılaştırmalar yapılmıştır. Sonuçların daha sağlıklı olması için InSAR tekniği kullanılarak yapılan değerlendirme alanında daha fazla sayıda GPS noktası ile karşılaştırmaların yapılması gerekmektedir.