Nonfarmakolojik yaklaşım eğitiminin yoğun bakım hemşirelerinin deliryumu tanıma ve ele alma durumuna etkisi
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sivas Cumhuriyet Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2015
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: AYŞEGÜL ÖZTÜRK BİRGE
Danışman: Hatice Tel Aydın
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Araştırma, nonfarmakolojik yaklaşım eğitiminin yoğun bakım hemşirelerinin deliryumu tanıma ve ele alma durumuna etkisini belirlemek amacıyla yapıldı. Araştırmanın örneklemini, Aralık 2012- Nisan 2013 ve Ağustos- Kasım 2013 tarihleri arasında Gazi Üniversitesi Sağlık Araştırma ve Uygulama Merkezi Gazi Hastanesi İç Hastalıkları ve Göğüs Hastalıkları YBÜ'de yatan ve örneklem kriterlerine uyan toplam 95 hasta ile bu ünitelerde çalışan 19 hemşire oluşturdu. Araştırma; prospektif olarak ön test son test yöntemi ile yarı deneysel yapıldı. Verilerin toplanmasında, Hasta ve Hemşire Tanıtım Formu, YBÜ-KDÖ, Deliryum Risk Faktörleri, Deliryumla İlişkili Davranışlar ve Deliryumu Önlemeye Yönelik Nonfarmakolojik Yaklaşımlar Gözlem Formu, Deliryuma İlişkin Bilgi Değerlendirme Formu kullanıldı. Verilerin istatistiksel değerlendirmesinde frekans, yüzde, ortalama/medyan, varyans analizi, ki-kare/fisher exact test, lojistik regresyon analizi, Cohen'in kappa katsayısı, bağımsız örneklem t ve Mann Whitney U testi kullanıldı. Araştırmada eğitim öncesi dönemde izlenen hastaların %26.5'inde, eğitim sonrası %20.9'unda deliryum saptandı (p>0.05). Eğitim öncesinde saptanan deliryumun %38.5'i hipoaktif ve hiperaktif, eğitim sonrasında ise %66.6'sı hipoaktif tip deliryum olarak belirlendi. Çalışmada deliryum saptanan hastaların yaş ortalamasının 68.09 + 12.55 ve YBÜ'de kalma sürelerinin 9.5 medyan gün olduğu belirlendi. Deliryum gelişen hastalarda YBÜ'de kalma süresinin daha uzun (p=0.005), GKS puan ortalamasının daha düşük (p=0.000) ve günlük tedavide yer alan ilaç sayısının daha yüksek (p=0.006) olduğu saptandı. Santral venöz kateter, hipo/hipernatremi, hipo/hipertermi varlığı, benzodiazepin ve fiziksel kısıtlama kullanımı gibi risk faktörlerinin deliryumu etkilediği (p<0.05), fiziksel kısıtlama kullanımının deliryum riskini 8.5 kat, hipo/hipernatremi varlığının 3.4 kat arttırdığı belirlendi. Eğitim öncesi dönemde hemşirelerin deliryumda olan hastaların %7.7'sini tanılayabildikleri, eğitim sonrası bu oranın %33.3'e yükseldiği belirlendi. Hemşirelerin eğitim sonrası deliryum bilgi formundaki ifadeleri doğru yanıtlama oranlarının yükseldiği ve deliryumu önleyici nonfarmakolojik uygulamaları kullanma oranlarının arttığı saptandı. Yoğun bakım ünitelerinde deliryumun erken tanılanması ve etkin yönetimi için yoğun bakım hemşirelerinin deliryum farkındalıklarının arttırılması ve nonfarmakolojik yaklaşımların uygulanması önemlidir.