Ailevi Akdeniz Ateşi hastalarında kinüreik asit yolağının incelenmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sivas Cumhuriyet Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: DİLBESTE ÇELİKEL

Danışman: Ali Şahin

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

İnflamasyon, patojenler, hasarlı hücreler veya tahriş edici ajanlara karşı bağışıklık sisteminin verdiği karmaşık biyolojik bir yanıttır. Triptofan, esansiyel bir amino asit olup protein sentezinin yanı sıra serotonin, melatonin, kinurenin, kinolinik asit, kinürenik asit, triptamin gibi biyolojik olarak aktif moleküllerin ve enerji metabolizmasında önemli rol oynayan nikotinamid adenin dinükleotid (NAD⁺) gibi koenzimlerin öncüsüdür. Diyetle alınan triptofanın %90'ından fazlası karaciğerde kinurenin yoluyla metabolize edilir. Bu çalışmada, triptofan ve onun metabolitlerinin düzeylerini analiz ederek, bu bileşiklerin biyobelirteç olarak potansiyel rollerini ve hastalık şiddeti ile olan olası ilişkilerini değerlendirmeyi amaçladık. Çalışmaya Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nde takip edilen 54 hasta ve 46 sağlıklı birey dahil edilmiştir. Katılımcılardan Mayıs 2023- Ekim 2023 tarihleri arasında serum örnekleri alınmış, metabolit analizleri LC-MS/MS cihazı ile pozitif elektro sprey iyonizasyon modunda gerçekleştirilmiştir. Kinurenin yolu metabolitleri gruplar arasında karşılaştırıldığında, 3-hidroksi-antranilik asit ve triptofan düzeylerinde istatistiksel olarak anlamlı farklılık tespit edilmiştir (p<0.05). Diğer metabolitler anlamlı fark göstermemekle birlikte, ksantorenik asit düzeyinin hasta grubunda daha düşük olduğu ve istatistiksel anlamlılık sınırında yer aldığı belirlenmiştir. Yaş ve cinsiyet etkileri sabit tutulduğunda da yalnızca 3-hidroksi-antranilik asit düzeyinin gruplar arasında anlamlı fark gösterdiği bulunmuştur (p<0.05). Metabolit seti zenginleştirme analizlerinde, triptofan katabolizması, kinurenin yolu ve NAD⁺ biyosentez yolları ile hücresel yaşlanma süreçlerinin istatistiksel olarak anlamlı düzeyde ilişkili olduğu tespit edilmiştir (p<0.05). Hastalar arasında yapılan Spearman korelasyon analizine göre; sedimantasyon hızı ile pikolinik asit düzeyleri arasında zayıf, negatif ve anlamlı bir ilişki; triptofan düzeyleri ile ise orta düzeyde, negatif ve anlamlı bir ilişki belirlenmiştir. Ayrıca, fibrinojen düzeyleri ile kinurenin düzeyleri arasında zayıf fakat anlamlı pozitif bir korelasyon; triptofan düzeyleri ile ise zayıf, negatif ve anlamlı bir korelasyon saptanmıştır. Elde edilen bulgular, triptofan metabolitlerinin klasik inflamasyon belirteçleri olan beyaz kan hücre sayısı, C-reaktif protein (CRP) ve eritrosit sedimantasyon hızı (ESR) ile karşılaştırıldığında inflamasyonun tanısı veya takibinde belirgin bir üstünlük sağlamadığını göstermektedir. Ancak kinurenin yolu metabolitlerinin hastalığın fizyopatolojisine katkıda bulunabileceği düşünülmektedir. FMF (Ailevi Akdeniz Ateşi) hastalarında serum triptofan ve 3-hidroksi-antranilik asit düzeylerindeki azalma, kinurenin yolu metabolizmasındaki bozuklukların FMF patogenezi ile ilişkili olabileceğini düşündürmektedir. Bu nedenle, kinurenin yolu metabolitlerinin FMF'de potansiyel biyobelirteçler olabileceği ve bu yolağa yönelik hedeflenmiş tedavi yaklaşımlarının geliştirilmesinin mümkün olabileceği kanaatine varılmıştır. Triptofan metabolizmasının tekrarlayan inflamasyondaki rolü, gelecekteki araştırmalar açısından önemli bir çalışma alanı sunmaktadır. Anahtar Kelimeler: İnflamasyon, Triptofan, Kinurenin yolu, FMF