Mesane tümörlerinde transüretral rezeksiyon sonrası kemoterapide kullanılan ajanların hastalarda nüks ve progresyona etkileri
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sivas Cumhuriyet Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Cerrahi Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2021
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: EMRE KIRAÇ
Danışman: Esat Korğalı
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Mesane kanseri; dünya çapında erkek nüfusta en sık teşhis edilen yedinci kanser olup, her iki cinsiyet de düşünüldüğünde onuncu sırada yer alır. Mesane'nin değişici epitelinden kaynaklanan kanser; yaklaşık % 75'i mukoza (Ta evresi, CIS) veya submukoza (evre T1) tutulumu ile sınırlı bir hastalıkla karşımıza çıkar ve kasa invaze olmayan mesane tümörleri (KİOMT) olarak tanımlanırlar. İntravezikal (İV) kemoterapi; mesanenin transüretral rezeksiyonu (TURM)'den sonra, rezeksiyon bölgesinde kalan ve gözden kaçan küçük tümörler üzerinde ablatif bir etki ile etkinlik gösterir. Bu çalışmada; mesane tümör tanısı alan hastalarda erken tek doz intravezikal kemoterapi için kullandığımız epirubisin, gemsitabin ve çeşitli nedenlerden erken tek doz kemoterapi veremediğimiz hastaların nüks ve progresyon açısından karşılaştırmayı amaçladık. Çalışmamızda 36 aylık süre zarfında, 116 hastaya mesane kanseri tanısı konulmuş ve TURM prosedürü uygulanmıştır. 45 hastaya epirubisin, 36 hastaya gemsitabin uygulanmış ve 35 hastaya hematüri, derin rezeksiyon, hasta uyumsuzluğu gibi nedenlerden intravezikal ilaç uygulaması yapılmamıştır. Tedavi verilen hastaların 26'sında nüks gelişmiştir. Epirubisin uygulanan hastaların 16 (%35.6) sında nüks olmuş ve gemsitabin uygulananlarda ise 10 (%27.8) hastada nüks gelişmiştir. 18 (%51.4) hastada ise tedavi verilmeksizin nüks gelişmiştir. Her grupta en erken nüks süresi ilk sistoskopi sonrası ortaya çıkmış ve yaklaşık 3 aydır. Ancak epirubisin kullanılan hastalardan en geç nüks süresi 7 ay, kullanılmayan hastalarda en geç nüks süresi ise ortalama 5 aydır. Gemsitabin uygulamasında en geç nüks süresi 24 ay sonraki kontrol sistoskopisinde ortaya çıkmıştır. İstatistiksel olarak anlamlı bulunmaması (p=0.111) hasta sayımızın azlığından kaynaklanıyor olabilir ancak intravezikal ilaç uygulaması nüksü önlemede ve süresini uzatmada avantaj sağlamaktadır. Progresyon açısından bakacak olursak, tedavi almayan 4 (%11.4) hastada, epirubisin uygulanan 6 (%13.3) hastada ve gemsitabin uygulanan 1 (%2.8) hastada progresyon gelişmiştir. İstatistiksel olarak anlamlı farklılık bulunmamış olsada gemsitabin uygulanan hastalarda progresyon oranları azalmıştır. (p=0.244) Hastalar risk skalasına göre ayrıldığında ise; düşük risk grubunda olan mesane kanserli hastalar toplamda 26 hastadır. 4 hasta tedavi almamış, 16 hastaya epirubisin, 6 hastaya ise gemsitabin uygulanmıştır. Tedavi almayan 2 (%9.1) hastada, epirubisin uygulanan 2 (%9.1) hastada nüks görülmüştür. Gemsitabin uygulanan hiçbir hastada nüks olmamıştır. Orta risk grubunda olan mesane kanserli hastalar toplamda 35 hastadır. 6 hastaya tedavi uygulanmamış, 15 hastaya epirubisin, 14 hastaya ise gemsitabin uygulanmıştır. Tedavi almayan 4 (%30.8) hastada, epirubisin uygulanan 5 (%38.5) hastada, gemsitabin uygulanan 4 (%30.8) hastada nüks görülmüştür. Yüksek risk grubunda olan mesane kanserli hastalar toplamda 55 hastadır. 25 hasta tedavi almamış, 14 hastaya epirubisin, 16 hastaya ise gemsitabin uygulanmıştır. Tedavi almayan 12 (%44.4) hastada, epirubisin uygulanan 9 (%33.3) hastada, gemsitabin uygulanan 6 (%22.2) hastada nüks görülmüştür. İstatistiksel olarak anlamlı bulunmasa bile ilaç instilasyonu yapılan özellikle düşük risk grubundaki hastaların nüks ihtimalleri oransal olarak azalmıştır. Orta ve yüksek risk grubundaki hastalarda nüks ihtimali her grupta artmıştır ancak ilaç instilasyonu oransal olarak nüks ihtimalini azaltmıştır. Düşük risk grubunda hiçbir mesane kanserli hastada progresyon gelişmemiştir. Orta ve yüksek riskli olarak belirlediğimiz hastalarda ise progresyon oranları tüm gruplarda benzer olduğu görülmüştür. Histolojik olarak hastaları sınıflandırdığımızda ise 73 hasta düşük dereceli, 43 hasta ise yüksek dereceli mesane kanseri olarak sınıflandırılmıştır. Düşük dereceli mesane kanserli hastaların 18'ine (%24.7) tedavi uygulanmamış, 33'üne (%45.2) epirubisin, 22'sine (%30.1) ise gemsitabin uygulanmıştır. Tedavi almayan hastaların 9'unda (%40.9), epirubisin uygulananların 10'unda (%45.5), gemsitabin uygulananların ise 3'ünde (%13.6) nüks gelişmiştir. Gemsitabin kullanımı düşük dereceli mesane kanserlerinde istatistiksel olarak anlamlı bulunmuş olup nüks ihtimalini düşürmektedir (p=0.045). Yüksek dereceli mesane kanseri olan hastalarda 17 (%39.5) hastaya ilaç uygulanmamış, 12'sine (%27.9) epirubisin ve 14'üne (%32.6) gemsitabin uygulanmıştır. İV tek doz kemoterapi almayan hastaların 9'unda (%40.9), epirubisin uygulananların 6'sında (%27.3), gemsitabin uygulananların ise 7'sinde (%31.8) nüks gelişmiştir. Progresyona bakacak olursak hem düşük hem de yüksek dereceli mesane kanserli olgularda İV kemoterapi uygulamasının bir etkinliği gösterilememiş ve yüksek dereceli mesane kanserli hastalarda İV kemoterapi uygulamasının nüks ve progresyon açısından istatistiksel olarak farklılık bulunmamıştır.(p=0.982) Sonuç olarak, yapılan iyi bir TURM sonrası lezyon tamamen temizlenebilmiş olsa bile kasa invaze olmamış mesane kanserlerinde risk grubuna göre sıklıkla nüks etmeleri ve zaman içerisinde kas tutulumuna sebep olmaları nedeni ile intravezikal kemoterapotikler kısa dönem nüks ve progresyonu geciktirmekte hatta önlemekte olup, erken postoperatif dönemde mutlaka uygulanmalıdır. Anahtar Kelimeler: Mesane kanseri, Epirubisin, Gemsitabin, Nüks ve Progresyon