Siyasi ve sosyal açıdan Kafkas cephesi (1914-1918)
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sivas Cumhuriyet Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Tarih Anabilim Dalı, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2018
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: BETÜL EKSİK
Danışman: AYŞE YANARDAĞ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Siyasi ve Sosyal Açıdan Kafkas Cephesi (1914-1918) başlıklı bu tez çalışmasının amacı cephe gelişmelerini siyasi, askeri, sosyal bakımdan olabildiği kadar bir bütün olarak açıklamaktır. Cephenin açılma sebepleri, gelişmeleri ve siyasi, sosyal ve askeri sonuçları tezin konusudur. Çalışmada, geçmişte ya da halen var olan bir durumu var olduğu şekliyle tanımlamayı amaçlayan araştırma yaklaşımı olan tarama modeli kullanılmıştır. Çalışmada BOA ve ATASE arşiv belgeleri, hatıralar, gazeteler ve çeşitli telif eserler kullanılmıştır. Birinci Dünya Savaşı'nda Osmanlı Devleti'nde ilk açılan ve uzun süre açık kalan cephe Kafkas Cephesi'dir. Kafkas Cephesi'nde 3. Ordu görev almıştır. 3. Ordu'nun yanısıra Teşkilat-ı Mahsusa burada çeşitli görevler üstlenmiştir. 3. Ordu Köprüköy, Birinci Azap, Sarıkamış, Birinci ve İkinci Tortum, Malazgirt, Kılıçgediği, İkinci Azap, Erzurum, Kop, Çoruh ve başka küçük muharebeler yapmıştır. Bu muharebelerin bazılarında kısmî başarılar elde etmiştir. Bununla birlikte 3. Ordu muharebelerin genelinde yenilgiye uğramıştır. Yenilginin şiddetinin en ağır ve kayıpların en fazla olduğu muharebe Sarıkamış'ta yaşanmıştır. 3. Ordu'nun yanında görev alan bir diğer kuvvet ise, daha önce Çanakkale Cephesi'nde görev alan 2. Ordu birlikleridir. 2. Ordu'nun bazı birlikleri Nisan 1916'da yola çıkmış, birliklerin bölgeye gelişi Ağustos 1916'da tamamlanmıştır. 2. Ordu'nun 16. Kolordusu'nun komutanı olan Mustafa Kemal Paşa önce Diyarbakır'da sonra ise Kop bölgesinde görev almıştır. Bitlis ve Muş'un geri alınmasında önemli hizmetleri görülmüştür. Osmanlı Devleti'nin sosyal yapısının bir parçası olan ve 19. yüzyıl sonunda milliyetçi isyanlara başlayan Ermeniler, bu savaşta Rusların yanında yer almıştır. Ermeniler isyanlar çıkarmışlar, Türk ordusunu ve sivil halkı vurmuşlar, Rusların başarılı olmasını sağlamaya çalışmışlardır. Ermenilerin yaptıklarına karşı Osmanlı Devleti tedbirler almış, Sevk ve İskân Kanunu'nu çıkarmış ve bu kanun günümüze kadar uzanan asılsız Ermeni iddialarına yol açmıştır. Kafkas Cephesi'nde sadece Rus ve Ermenilerle mücadele edilmemiş, zorlu iklim koşulları, lojistik sıkıntılar ve sağlık sorunları ile uğraşılmak zorunda kalınmıştır. Ordunun gücü neredeyse tamamen bitmek üzereyken Rusya'da Bolşevik İhtilali çıkmış, Kafkas Cephesi'ndeki savaş durma noktasına gelmiştir. Rusya'da Bolşevik Hükümet kurulmuş fakat Kafkaslarda bu hükümeti tanımadığını belirten Maverâ-yı Kafkas Komiserliği kurulmuştur. Osmanlı Devleti Kafkas Cephesi'ndeki savaşı sona erdirmek için hangi hükümet ile görüşmesi gerektiğini bilememiştir. Sonuçta 15 Aralık 1917'de Bolşevik Hükümet ile Brest-Litovsk Mütarekesi yapılmıştır. 18 Aralık 1917'de ise Kafkas Cephesi'nde ateşkes görüşmelerini yapacak askeri birliklerin Maverâ-yı Kafkas Komiserliği'ne bağlı olduğunu bildirmesi üzerine bu komiserlikle Erzincan Mütarekesi yapılmış, buradaki savaşa fiilen ve resmen son verilmiştir. Bununla birlikte siyasi karışıklık ve tarafların barış şartlarında anlaşamaması sebebiyle ertelenen Brest-Litovsk Barış Antlaşması ancak 3 Mart 1918'de imzalanmıştır.