Sivas'ta definecilik folkloru


Creative Commons License

Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sivas Cumhuriyet Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Türk Dili ve Edebiyatı, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: NURCAN ELMAS

Danışman: Adil Çelik

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Toplumların ortak hafızasında yer eden folklorik anlatılar, yalnızca geçmişin sözlü mirasını aktarmakla kalmaz; aynı zamanda bireylerin değer yargılarını, inanç sistemlerini, toplumsal rollerini ve dünya algılarını şekillendiren sembolik haritalar sunar. Bu anlatılar, kolektif belleğin sürekliliğini sağlarken, kültürel kimliğin yeniden üretiminde de önemli bir işlev üstlenir. Türkiye'de halk anlatılarında sıkça karşılaşılan "definecilik" teması, yüzeyde yalnızca gizli bir hazinenin arayışı gibi görünse de, derinlemesine incelendiğinde çok katmanlı sosyokültürel ve psikolojik anlamlar barındırır. Definecilik motifleri; nasip, kısmet, rızık, kader, rüya, cin, evliya, tılsım ve kutsal mekan gibi halk inançlarıyla iç içe geçmiş şekilde kurgulanır. Bu kurgular, bireyin bilinçaltındaki arzularla toplumsal yapıdaki dönüşümleri harmanlayan birer sembolik anlatı niteliği taşır. Bu tez, Türkiye folklorunda definecilik etrafında şekillenen anlatıların tarihsel, kültürel, psikolojik ve toplumsal bağlamda çözümlemesini amaçlamaktadır. Özellikle definecilik folklorunda erkek ve kadın temsilleri, inanç sistemleri, kolektif bellek ve medya etkisi gibi temalar odağa alınarak; hem geleneksel halk anlatılarında hem de modern dijital kültürde bu motifin nasıl şekillendiği ve işlevselleştiği incelenmektedir. Bu bağlamda definecilik, sadece bireysel bir macera ya da ekonomik arayış değil; aynı zamanda toplumsal yapının değer sistemleri, ahlaki sınırları ve arzularla kurduğu ilişkinin simgesel bir anlatımıdır. Geleneksel halk anlatılarında defineci çoğunlukla erkek figürüyle temsil edilirken, kadın karakterler sezgisel uyarıcı, bekleyen, dua eden ya da rüyayı gören kişi gibi rollerde betimlenir. Bu temsiller, toplumsal cinsiyet rollerinin kültürel bellekteki yansımalarını açığa çıkarır. Definecilik motifleri, bireyin "gölge" ile yüzleşmesi, yasak bilgiye ulaşma arzusu ve kaderle hesaplaşma sürecine dair güçlü sembolik temsillere karşılık gelir. Ayrıca bu tezde, definecilik anlatılarının medyadaki temsili, sinema örnekleri (örneğin Köyden İndim Şehre, Eşkıya) ve dijital platformlardaki halk anlatısı biçimleriyle birlikte incelenmiş; böylece geleneksel folklorik bir temanın modernleşme sürecinde nasıl yeniden üretildiği ortaya konmuştur. Bu bağlamda, definecilik, modern dünyada hem kültürel mirasın tehdit altında olduğu hem de geçmişin romantize edildiği bir anlatı alanı haline gelmiştir. Tezin amacı, definecilik folklorunu yalnızca etnografik bir tema olarak ele almak değil, aynı zamanda bu anlatılar üzerinden halkın zihniyet yapısını, toplumsal ilişkilerini ve kültürel sürekliliğini çözümlemektir. Definecilik, Türkiye halk kültürünün zengin sembolik evreni içerisinde, arzu ile korkunun, gelenek ile modernitenin, kutsal ile dünyevi olanın iç içe geçtiği bir halk anlatısıdır.