YAŞA BAĞLI MAKULA DEJENERASYONUNDA RETİNALGUCY2D VE RETİNAL DEJENERASYON 3 PROTEİN SEVİYELERİNİN İNCELENMESİ
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sivas Cumhuriyet Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Temel Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: SENA ŞENOL
Danışman: Yavuz Siliğ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Yaşa bağlı makula dejenerasyonu (YBMD), ilerleyici ve görmeyi tehdit eden bir hastalık olup batı ülkelerinde geri dönüşü olmayan görme kaybının önde gelen nedenidir. Son yıllarda görülme sıklığı önemli ölçüde artış göstermiştir. Makulada fotoreseptör, retina pigment epiteli (RPE), Bruch membran ve koriokapillarisin etkilendiği karmaşık bir dejenerasyon sürecinin sonucu olarak ortaya çıkar. YBMD'nin 2 ana türü vardır: yaş tip (neovasküler, eksüdatif) ve kuru tip (non-neovasküler, non-eksüdatif) YBMD. Kuru tip YBMD tüm vakaların neredeyse %80 ila %85'ini oluşturmakla birlikte genellikle daha iyi bir prognozla seyreder. Yaş tip YBMD, kalan %15 ila %20'yi etkiler ancak YBMD'ye bağlı ciddi görme kaybının yaklaşık %80'ini oluşturur. Yaygınlığına ve önemine rağmen hastalığın patofizyolojisi henüz tam olarak anlaşılamamıştır. YBMD, makula tarafından desteklenen okuma, araba kullanma, yüzleri tanıma gibi görsel açıdan zorlu görevler için gerekli olan merkezi görmenin bozulmasıyla karşımıza çıkar. Retinal guanilat siklaz 2D (GUCY2D, retGC 1) ve retinal dejenerasyon 3 proteini (RD 3) fototransdüksiyon sürecinde önemli rolü olan iki proteindir. Çalışmamızda YBMD hastalarının serumlarında retinal GUCY2D ve RD 3 protein düzeylerini inceledik. Çalışmaya 48'i yaş tip, 45'i kuru tip 93 YBMD hastası ve 87 sağlıklı kontrol dahil edildi. Retinal GUCY2D ve RD 3 protein düzeyleri ELISA yöntemiyle ölçüldü. Hasta grupları ve kontrol grubu arasında yaş ve cinsiyet açısından farklılık saptanmadı. Hasta gruplarının serumlarında retinal GUCY2D düzeyleri kontrol grubuna göre düşük; RD 3 protein düzeyleri ise yüksek bulunmuş olup fark istatistiksel olarak anlamlıdır. Yaş tip ve kuru tip YBMD arasında ilgili proteinler açısından farklılığa rastlanmamıştır. Hasta grubunda kontrol grubuna kıyasla monosit sayıları yüksek, RDW ve PDW değerleri ise daha düşük bulunmuştur. Hastalığın iki alt tipi ayrı ayrı ele alındığında monosit sayısı kuru tip YBMD grubunda kontrol grubuna göre daha yüksek; RDW ise daha düşük çıkmıştır. Bu iki parametre açısından yaş tip YBMD; kuru tip YBMD ve kontrol grubuyla farklılık göstermedi. PDW değerleri hem yaş hem kuru tip hasta grubunda kontrol grubuna göre anlamlı olarak düşük saptandı. Bu çalışma retinal GUCY2D ve RD 3 protein düzeylerinin YBMD hastalarında incelendiği ilk çalışmadır. Çalışmamız, YBMD'nin olası patofizyolojik mekanizmalarının aydınlatılmasına yönelik veriler sunmakla birlikte elde edilen ilişkilerin tam anlamıyla anlaşılması için ileri düzey araştırmalara gereksinim vardır.