Koroner by-pass cerrahisinde intraoperatif sıvı yönetiminin intrakraniyal basınç üzerine etkilerinin optik sinir kılıf çapı ve vena cava inferior distensibilitesi indeksi ile değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sivas Cumhuriyet Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Cerrahi Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: BÜŞRA AYATA BÜYÜKTEKELİ

Danışman: Oğuz Gündoğdu

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş ve Amaç: Kalp cerrahisinde intraoperatif sıvı yönetimi oldukça zorlu bir süreçtir. Kardiyak cerrahi geçiren tüm hastalarda intravenöz sıvı yönetimi ve sonuçları iyi bilinmelidir. Çalışmamızda koroner bypass cerrahisi geçiren hastalarda sıvı yönetiminin vena cava inferior distensibilite indeksi ile değerlendirilmesi ve kafa içi basınç üzerindeki etkisinin, optik sinir kılıf çapının ultrasonografik görüntüsü aracılığıyla erken ve girişimsel olmayan yöntemlerle değerlendirilmesi amaçlanmaktadır. Gereç ve Yöntem: Çalışmamız Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde 1 Ekim 2022-1 Ekim 2023 tarihleri arasında gerçekleştirildi. Çalışmamıza 18 yaş ve üzeri, elektif şartlarda kardiyopulmoner by-pass cerrahisi geçiren 50 hasta dahil edildi. Çalışmamızdaki hastaların demografik verileri ve ameliyat süresince laktat düzeyleri, total kan kayıp düzeyleri, giriş hemoglobin düzeyleri, ortalama arterial basıncları, kalp hızları, pompa süreleri kayıt altına alındı. Ultrason cihazı ile optik sinir kılıf çapı(ONSD) ölçümü kaydedildi. ONSD, hastaya anestezi uygulamadan önce (bazal değer-T0), santral venöz katater takıldıktan sonra (T1), ameliyatın 30. Dakikasında (T2), hipoterminin 10. dakikasında (T3), hastaların yeniden ısıtılması sonrası 10. dakikada (T4) ve postoperatif 1. saatte (T5) ölçüldü. Hastaların T0 ve T5 zamanlarında ultrason ile inferior vena cava distensibilite indeksi hesaplanarak kaydedildi. Çalışmaya alınan hastalara T0 ve T5 zamanlarında yoğun bakım ünitesinde konfüzyon değerlendirme testi (CAM-ICU) uygulandı. Bulgular: Hastaların OAB, KAH, Laktat, CVP, ONSD-R, ONSD-L değerlerindeki değişim incelenmiştir. OAB değeri T4 ölçümüne kadar azalmış sonrasında artmıştır. Laktat değerinde sürekli bir artış olduğu, bu artışın özellikle T2 ölçümünden sonra daha fazla olduğu görülmüştür. CVP değeri T3 ölçümünden sonra düzenli bir artış göstermiştir. ONSD-R ve ONSD-L değerlerinde ise T3 ölçümünde artış, sonrasında azalma ve tekrar artış olduğu görülmüştür. T0'da yapılan CAM-ICU testi ile ölçülen değerler arasında yapılan karşılaştırmada CAM-ICU (T0) pozitif saptananlarda CVP (T1), CVP (T2), ONSD-R (T0), ONSD-R (T5), ONSD-L (T0), ONSD-L (T5) değerleri daha yüksektir. CAM-ICU (T5) ile ölçülen değerler arasında yapılan karşılaştırmada CAM-ICU (T5) pozitif olanlarda Giriş Hgb, EF daha düşük iken, Yaş, Sıvı balansı, Laktat (T5), CVP (T4,T5), ONSD-R (T5), ONSD-L (T5) değerleri daha yüksektir. Yaş, BMI, Pompa süresi, Total kan kaybı, Giriş Hgb, Sıvı balansı, EF ile OAB, KAH, Laktat, CVP, IVCDi, ONSD arasındaki korelasyona bakılmıştır. Buna göre yaş ile ONSD-R (T5), ONSD-L (T5) arasında aynı yönlü ve BMI ile ONSD-L (T0) arasında yine aynı yönlü korelasyon vardır. Total kan kaybı ile IVCDi (T5) ters yönlü, ONSD-R (T5), ONSD-L (T5) arasında aynı yönlü korelasyon vardır. Giriş Hgb ile Laktat (T5), ONSD-R (T5), ONSD-L (T5) arasında ters yönlü korelasyon vardır. Sıvı balansı ile Laktat (T5), ONSD-R (T5), ONSD-L (T5) arasında aynı yönlü korelasyon vardır. IVCDi ile CVP ve Laktat arasındaki korelasyona göre IVCDi (T0) ile Laktat (T0,T1,T2,T3) arasında ve IVCDi (T5) ile Laktat (T3) arasında ters yönlü korelasyon vardır. CAM-ICU (T5) varlığını predikte edebilecek CVP (T5) değeri incelenmiştir. Buna göre cut-off >13,5 alındığında %57,14 Sensitivite, %100 Spesifisite, %100 PPD ve %76,32 NPD elde edilmiştir. Sonuç: Çalışmamızda IVCDi değeri artış göstermiş olsa da övolemik ve hipervolemik olan kardiyopulmoner bypass cerrahi geçiren hastalarda sıvı yönetimini belirlemede ön görücü bir test olmadığının kanaatindeyiz. Çalışmamızda bakılan hasta popülasyonunda hastaların yaş ve BMI indeksi gibi demografik verilerin ONSD değerini etkilediği, pozitif yönde sıvı dengesi olan hastalarda yüksek CVP değeri ve perfüzyon bozukluğunun ön görücüsü olduğu düşünülen yüksek laktat değeri olan hastalarda ONSD artışı hastaların postoperatif deliryum tablosu ile ilişkili bulunmuştur ve ONSD ölçümünün ICP'yi öngörebilen bir değer olduğunun kanaatindeyiz. Kardiyopulmoner bypass cerrahisi geçiren hastalarda sıvı yönetimi ve etkilerini, ICVD ve ONSD değerleriyle ön görülebilirliği ile ilgili yeni çalışmalara ihtiyaç vardır.